Tapuda kimin adı yazdığı tek başına paylaşımı belirler mi?

Boşanma gündeme geldiğinde sık sorulan sorulardan biri, ev veya otomobil yalnızca bir eşin adına kayıtlıysa diğer eşin hak isteyip isteyemeyeceğidir. Tapu veya araç kaydı mülkiyeti gösterir; mal rejiminden doğabilecek alacağın tamamını tek başına açıklamaz. Buna karşılık evlilik sırasında alınan her malın otomatik yarısının diğer eşe geçtiği de söylenemez. Önce hangi mal rejiminin uygulandığı, malın edinilme tarihi ve finansman kaynağı belirlenmelidir.

Bu rehber, edinilmiş mallara katılma rejimindeki temel ayrımı anlatır. Mal rejimi sözleşmesi, farklı dönemler veya özel nitelikte edinimler varsa ayrıca değerlendirme gerekir. Boşanma kararıyla mülkiyet paylaşımının kendiliğinden tamamlandığını düşünmek, talebin yanlış kurulmasına yol açabilir. Amaç yalnızca bütün malvarlığını listelemek değildir; hangi değer üzerinde hangi hukuki gerekçeyle alacak ileri sürülebileceğini anlamaktır. Mülkiyet, borç, katkı ve malın niteliği birbirine bağlı fakat farklı sorulardır.

İlk soru: Hangi dönem ve hangi mal rejimi uygulanıyor?

Evlilik tarihi, varsa mal rejimi sözleşmesi ve malların edinim tarihleri incelemenin başlangıcıdır. Uzun süren bir evlilikte farklı yasal dönemler bulunabilir. Bu nedenle bugün alınmış bir evle yıllar önce edinilen mal için aynı hesap doğrudan yapılmamalıdır. Eşlerin başka bir rejim seçtiği ileri sürülüyorsa sözleşmenin tam metni ve geçerlilik koşulları görülmelidir. Belgenin adında evlilik sözleşmesi yazması, malvarlığının bütününün aynı kapsamda düzenlendiğini göstermez.

Boşanma halinde mal rejiminin sona erme anıyla boşanma kararının kesinleşmesi farklı kavramlardır. Türk Medeni Kanunu’nun 225’inci maddesi, mahkemenin boşanmaya karar vermesi halinde rejimin dava tarihinden geçerli olarak sona ermesini düzenler. Bu nedenle dava açıldıktan sonra elde edilen bir gelirle daha önceki birikim otomatik aynı gruba konulmaz. Dava tarihindeki malvarlığıyla tasfiye hesabında esas alınacak değerleme zamanı da birbirine karıştırılmamalıdır. Hesapta hangi tarihin hangi soruyu yanıtladığı açık kurulmalıdır.

Edinilmiş mal ve kişisel mal arasındaki temel fark

Edinilmiş mallara katılma rejiminde çalışma karşılığı elde edilen değerler ile kişisel mal niteliğindeki değerler ayrılır. Kanun, evlilik öncesinden gelen malvarlığıyla miras veya karşılıksız kazanımları kişisel mal çerçevesinde ele alır. Ancak yalnızca malın alındığı tarihe bakmak her zaman yeterli değildir. Evlilik içinde satın alınan bir evin bedeli önceki kişisel malın satışından gelmiş olabilir. Kaynağın açıklanması, tarihle birlikte hukuki niteliğin değerlendirilmesini sağlar.

Kişisel malın yerine geçen değerin niteliği de izlenir. Örneğin evlilik öncesi otomobilin satılmasıyla elde edilen para ve onunla yapılan yeni alım arasında bağlantı kurulması gerekebilir. Malın el değiştirmesi, bütün geçmişini kendiliğinden silmez. Buna karşılık kişisel mal iddiasını yalnızca ben önceden de varlıklıydım şeklinde genel bir açıklamayla kurmak yeterli olmayabilir. Hangi kaynaktan hangi edinime ne kadar değer aktarıldığı somutlaştırılmalıdır. Diğer eşin farklı bir kaynak iddiası varsa o da aynı yöntemle değerlendirilir.

Miras kalan ev ile o evin kira geliri aynı mıdır?

Miras yoluyla edinilen bir taşınmazın kendisiyle o taşınmazdan elde edilen gelir aynı hukuki grupta bulunmayabilir. Kanuni rejimde kişisel malların gelirleri edinilmiş mal olarak değerlendirilir; sözleşmeyle farklı düzenleme olup olmadığı ayrıca incelenir. Bu ayrım, miras kalan ev hiç paylaşılmaz cümlesinin neden tek başına yeterli olmadığını gösterir. Tartışma bazen evin mülkiyetinde değil, evlilik döneminde alınan ve mevcut bir değere dönüşen kira gelirinde olabilir.

Kira gelirinin tamamının yıllar boyunca biriktiği varsayılmamalıdır. Gelir kullanılmış, başka bir yatırıma dönüştürülmüş veya farklı paralarla aynı hesapta birleşmiş olabilir. Hangi gelirin ne zaman doğduğu, nereye aktarıldığı ve mal rejimi sona ererken hangi değerle bağlantılı olduğu araştırılır. Antalya'da kiraya verilen bir konut bakımından da önemli olan yalnızca konutun bulunduğu şehir değildir; mirasın edinim biçimi ile kira hareketlerinin ayrı açıklanmasıdır. Günlük harcamalarla mevcut yatırım değeri birbirine karıştırılmamalıdır.

Aileden gelen para bağış mı, borç mu?

Anne veya babadan gelen bir havale her dosyada aynı anlama gelmez. Para eşlerden birine bağışlanmış, her ikisine destek amacıyla verilmiş veya geri ödenmek üzere borç sağlanmış olabilir. Tarafların anlatımıyla birlikte para hareketinin açıklaması, yazışmalar, işlem tarihi ve sonraki davranışlar değerlendirilir. Aileden gelmiş olması tek başına bütün soruların cevabı değildir. Özellikle kimin yararına karşılıksız kazandırma yapıldığı tartışılıyorsa bu olgu ayrıca açıklanmalıdır.

Borç olarak alındığı ileri sürülen tutarın geri ödenip ödenmediği ve ödeme kaynağı da önem taşıyabilir. Bir eşin hesabına geçip kısa süre sonra ev satıcısına gönderilen paranın bağlantısı anlaşılır biçimde gösterilir. Para veren kişinin sonradan yaptığı açıklama ile işlem anındaki kayıt arasında fark varsa değerlendirmeye sunulmalıdır. Gerçekte bulunmayan bir bağış veya borç belgesi sonradan üretilmemelidir. Mevcut bilginin sınırı dürüstçe belirtilerek hangi hususun ispat gerektirdiği belirlenmelidir.

Krediyle alınan evde borç ve ödeme kaynağı

Bir konutun evlilik sırasında krediyle alınmış olması, değerinin tamamının borçlardan bağımsız biçimde paylaşılacağı anlamına gelmez. Peşinatın kaynağı, kredi tutarı, ödeme dönemleri ve kalan borç birlikte incelenir. Evlilik öncesi birikimle ödenen peşinat ile çalışma geliriyle karşılanan taksitler aynı kaynaktan gelmeyebilir. Kredinin yalnızca bir eş adına olmasıyla paranın hangi mal grubundan karşılandığı da farklı sorulardır. Banka sözleşmesi, hesabın bütün finansman yapısını tek başına göstermeyebilir.

Ödeme tablosunda her taksidin yalnızca tarihi değil, hangi borca ait olduğu da görülmelidir. Dava öncesi ve sonrası ödemeler, erken kapama, yapılandırma veya başka krediyle borcun taşınması hesapta ayrıca önem taşıyabilir. Son borç bakiyesiyle ilk kullanılan kredi tutarı karıştırılmamalıdır. Kredi hesabının hukuki etkisi, malın niteliği ve uygulanacak hesap yöntemiyle birlikte uzman incelemesine sunulur. Sadece evin bugünkü piyasa değerini ikiye bölerek çıkan tutarı kesin alacak gibi göstermek sağlıklı değildir.

Aynı malda kişisel ve edinilmiş kaynaklar birleşirse

Bir malın ediniminde farklı mal gruplarından değer kullanılması mümkündür. Bu durumda kişisel mal iddiası ile edinilmiş maldan gelen katkı birbirini yok sayacak biçimde değerlendirilmemelidir. Bir eşin kendi mal grupları arasındaki geçişle diğer eşin malına yaptığı katkı farklı hukuki kavramları gündeme getirebilir. Denkleştirme, değer artış payı ve katılma alacağı başlıkları aynı isim altında toplanmamalıdır. Talebin hukuki niteliği somut para akışına göre belirlenir.

Tamamen varsayımsal bir örnekte, bir eşin miras kalan daireyi satıp yeni konutun peşinatını ödediğini, kalan bedelin ise evlilik dönemindeki gelirlerden karşılandığını düşünelim. Yeni evin tapusunun tek eşte olması bu iki kaynağı görünmez hale getirmez. Miras dairesinin satış bedeliyle peşinat arasındaki bağlantı, kalan finansman ve ilgili borçlar incelenir. Buradan her dosya için geçerli sabit bir yüzde çıkarılamaz. Örnek, bir malın tek kelimeyle tamamen kişisel veya tamamen ortak diye sınıflandırılmasının neden eksik kalabileceğini gösterir.

Örneğin kişisel mal niteliğindeki eski bir konutun evlilik döneminde kapsamlı biçimde yenilenmesi ayrı incelenebilir. Yenileme yapılmış olması tek başına konutun mülkiyetini değiştirmez. Fakat yenilemenin hangi değer artışına yol açtığı ve bedelin hangi kaynaktan karşılandığı tartışma konusu olabilir. Sadece bütün faturaların toplamıyla malın değerindeki artışın aynı olduğu kabul edilmemelidir. Giderin niteliği, tarihleri ve mala etkisi teknik inceleme gerektirebilir.

Şirket payı, işletme kazancı ve hesap bakiyesi

Şirket payının edinilme tarihiyle şirketin evlilik döneminde ürettiği kazanç ayrı değerlendirilir. Bir şirketin aileden gelmesi veya evlilik öncesinde kurulmuş olması, evlilik içindeki bütün kazanç tartışmalarını ortadan kaldırmaz. Resmi yargısal değerlendirmeler, pay, kâr dağıtımı ve kazancın başka yatırıma dönüşmesi arasındaki ilişkinin araştırılmasına önem verir. Bununla birlikte şirketin bütün varlıklarının doğrudan eşin kişisel malı veya paylaşılacak ortak varlık olduğu varsayılmamalıdır; şirketle ortak farklı hukuki kişilerdir.

Banka hesabında bulunan toplam para da tek başına mal grubunu göstermez. Aynı hesapta maaş, miras, satış bedeli ve borç para birleşmiş olabilir. Sadece hesabın kimin adına olduğuna bakarak tüm bakiyenin aynı kaynaktan geldiği söylenemez. Para hareketleri değerlendirilirken hesap girişinin nedenine ve sonrasındaki kullanıma bakılır. Yatırım hesabındaki artışın, yeni bir para girişinden mi yoksa varlığın değerindeki değişimden mi kaynaklandığı da hesap bakımından farklı tartışmalar doğurabilir.

Katılma alacağı neden malın otomatik yarısı değildir?

Mal rejimi tasfiyesinde tartışma çoğu zaman bir para alacağına ilişkindir. Malın brüt piyasa değeriyle borçlar ve ilgili hesap kalemleri dikkate alındıktan sonra ortaya çıkan değer aynı değildir. Kişisel mal ve katkı iddiaları değerlendirilmeden malın yarısını istemek hatalı bir başlangıç olabilir. Öte yandan bir eşin ücretli işte çalışmamış olması, edinilmiş mallara katılma rejiminden doğabilecek hakkının sırf bu nedenle bulunmadığı anlamına gelmez. Rejimin işleyişi yalnızca kimin maaş aldığına indirgenemez.

Örnek bir hesap değerlendirilirken hangi tutarın kişisel kaynak, hangi borcun ilgili mala ait ve hangi değerin tasfiyeye esas olduğu ayrı gösterilmelidir. Hesap raporundaki bir hataya itiraz edilecekse sadece sonuç düşük denilmemeli; yanlış sınıflandırılan kaynak veya dikkate alınmayan ödeme açıklanmalıdır. Hukuki nitelendirme ile teknik değerleme birbirini tamamlar. Bir emlak ilanındaki fiyat, taşınmazın bütün nitelikleri ve ilgili değerleme zamanı görülmeden kesin tasfiye değeri olarak kabul edilmemelidir.

Talep ve ispat hazırlığında hangi sorular öne çıkar?

Her mal için edinim tarihi, edinme biçimi, finansman ve sonraki dönüşümler çıkarılabilir. Tapu veya araç kaydı, banka hareketleri, miras ve bağış belgeleri, kredi dökümleri ve varsa mal rejimi sözleşmesi bu çerçevede anlam kazanır. İlgisiz tüm aile harcamalarını tek dosyaya yığmak yerine her belgenin hangi kaynağı veya katkıyı gösterdiği açıklanmalıdır. Kişisel mal olduğu ileri sürülen değer bakımından ispat meselesi ayrıca önemlidir; yalnızca malın bir eşin adına olması bu niteliği kanıtlamaz.

Malın devredildiği veya kayıtların saklandığı düşünülüyorsa hukuka uygun araştırma ve gerekiyorsa geçici koruma ihtiyacı değerlendirilir. Başkasının hesabına izinsiz girmek veya belgeyi değiştirmek yerine yetkili makam aracılığıyla elde edilebilecek kayıtlar belirlenmelidir. Boşanma davasıyla mal rejiminden doğan talebin usuli ilişkisi, harç, süre ve dava şartları dosyaya göre ayrıca ele alınır. Genel bir internet yazısından zamanaşımı veya görev konusunda kişisel dosyaya kesin sonuç çıkarılmamalıdır.

Başlangıçta eksik bilgi bulunması halinde kesin rakam üretmek yerine bilinmeyen noktalar açıkça işaretlenebilir. Malın varlığı biliniyor fakat hangi krediyle finanse edildiği bilinmiyorsa araştırma bu bağlantıya yönelir. Buna karşılık malın mevcut olup olmadığı belirsizken yalnızca varsayımsal bir değer üzerinden nihai hesap yapılmamalıdır. Karşı tarafın başka bir ödeme veya farklı kaynak açıklaması varsa bu iddia da aynı nesnel karşılaştırmayla incelenmelidir.

Sık sorulan sorular

Tapu eşimin adına; hiçbir hakkım yok mu? Mülkiyet kaydıyla mal rejiminden doğabilecek alacak farklıdır. Miras kalan ev evlilik içinde satılırsa tamamen edinilmiş mal mı olur? Yeni değerin kaynağı ve başka kaynakların karışıp karışmadığı incelenir. Kredi benim adıma; bütün taksitler kişisel malım mı? Borçlu kişinin adıyla ödeme kaynağı aynı soru değildir. Çalışmayan eş katılma alacağı isteyebilir mi? Hak, yalnızca ücretli çalışıp çalışmamaya göre belirlenmez; mal rejiminin koşulları değerlendirilir.

Evlilik öncesinden gelen birikimimi nasıl anlatmalıyım? Başlangıç varlığı, satış veya transfer ve yeni edinim arasındaki bağlantıyı somutlaştırın. Evin değerinin yarısı kesin alınır mı? Borçlar, mal grupları ve diğer hesap kalemleri görülmeden böyle bir sonuç söylenemez. İlk görüşmede her malı ayrı ele almak yararlıdır. Böylece evlilikte edinilen her şey ortaktır veya tapu benimse her şey benimdir gibi kısa kabuller yerine, malın gerçek finansmanına ve uygulanacak hukukuna dayanan bir değerlendirme yapılabilir.

Resmî kaynaklar

Adalet Bakanlığı UYAP — Türk Medeni Kanunu, mal rejimi hükümleri ↗TBMM — Türk Medeni Kanunu kabul metni, 218–220. maddeler ↗Adalet Bakanlığı UYAP — Malın yerine geçen değer ve ispat değerlendirmesi ↗Adalet Bakanlığı UYAP — Şirket kazancı ve mal rejimi değerlendirmesi ↗
Önemli not

Mevzuat ve uygulama somut olayın tarihine ve koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alın.

İlgili makaleler

Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır? 6284 Kapsamında Başvuru ve İhlal Rehberi →Eşim Aile Konutunu Tek Başına Satabilir mi? Şerh ve Rıza Rehberi →Çocuğumu Göremiyorum: Kişisel İlişki Kararı Nasıl Uygulanır? →