Bu rehber kimler için geçerlidir ve ilk olarak hangi belge okunmalıdır?

Bu rehber, ceza mahkemesinde sanık sıfatıyla yargılanan kişinin belirli bir duruşmaya katılamaması üzerinedir. Tanığın çağrıya uymaması, mağdurun beyanının alınması ve avukatın mesleki mazereti farklı kurallara tabidir. Tebligat üzerinde yalnız mahkeme adını görmek yeterli değildir; kişinin dosyadaki sıfatı, esas numarası, duruşma günü ve saatinin birlikte okunması gerekir. Aynı olayda bir dosyada sanık, başka dosyada tanık olunabilir.

İlk incelenecek belgeler duruşma davetiyesi ile son oturum tutanağıdır. Mahkeme önceki oturumda sanığın gelecek celsede bizzat hazır olmasını istemiş veya başka yerde sorgu yapılmasına karar vermiş olabilir. Daha eski bir bağışık tutulma kararı bulunduğu düşünülüyorsa ilgili tutanağın tam metni alınmalıdır. Telefonla edinilen genel bilgi yerine, hangi mahkemenin hangi tarihli kararına dayanıldığı belirlenmelidir. Böylece sunulacak dilekçe gerçek dosya durumuna uygun hazırlanır.

Sanığın duruşmaya katılması neden temel kuraldır?

CMK 193/1, kanundaki istisnalar dışında hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağını ve gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verileceğini düzenler. Bu nedenle kişinin tek başına duruşmayı gereksiz görmesi katılmamak için yeterli gerekçe oluşturmaz. Katılım aynı zamanda iddiayı dinleme, savunmayı açıklama ve dosyadaki gelişmeleri takip etme bakımından önem taşır.

Bununla birlikte her gelmeme olayının aynı sonucu doğuracağı söylenemez. Sanığın daha önce sorgulanıp sorgulanmadığı, oturumun amacı ve kanuni istisnalar incelenir. CMK 194/2, sorgusu yapılmış sanığın uzaklaşması veya ara sonrası gelmemesinde, mahkemenin artık hazır bulunmasını gerekli görmemesi halinde davanın yokluğunda bitirilebilmesini düzenler. Kişi bu değerlendirmeyi kendi yerine yapamaz. Bir önceki celseye katılmış olmak, bütün sonraki celseler için kendiliğinden izin verildiği anlamına gelmez.

Mazeret ile duruşmadan bağışık tutulma arasında nasıl bir fark vardır?

Mazeret, örneğin belirli tarihte hastanede yatış nedeniyle o oturuma katılamama nedeninin açıklanmasıdır. Duruşmadan bağışık tutulma ise CMK 196/1 kapsamında mahkemenin sanığın hazır bulunmasına ilişkin ayrı değerlendirmesidir. Mahkemece sorgusu yapılmış sanık veya bu konuda yetkilendirdiği müdafii talep ederse mahkeme bağışık tutulmasına karar verebilir. Kanun talebin otomatik kabul edileceğini söylemez.

Bu ayrım dilekçedeki istemi değiştirir. Yalnız bir günlük engel varsa hangi celseye ilişkin mazeret sunulduğu açıkça belirtilmelidir. Gelecek oturumlara devam zorunluluğunun kaldırılması isteniyorsa önceki sorgu bilgisi ve bağışık tutulma talebi ayrıca açıklanmalıdır. Mazeret dilekçesinin sonuna gelişigüzel eklenen bir ifade yerine, kişinin duruşmaya katılım konusundaki iradesi net olmalıdır. Bağışık tutulma kararı verilse bile mahkemenin sonradan hazır bulunmayı gerekli görme yetkisi bulunduğu unutulmamalıdır.

Hastalık veya başka bir engel hangi belgelerle açıklanabilir?

Mazeretin ağırlığı, soyut bir başlıktan çok duruşmaya katılımı gerçekten nasıl engellediğiyle anlaşılır. Sağlık belgesinde muayene veya yatış tarihi ile duruşma tarihi ilişkilendirilebilir. Yalnız ilaç reçetesi bulunması, kişinin yolculuk yapamayacağını veya mahkemeye gelemeyeceğini her zaman açıklamaz. İş programı, seyahat kaydı ya da ailede acil bir durum ileri sürülüyorsa olayın zamanı ve kaçınılmazlığı somutlaştırılmalıdır.

Belgenin içeriği değiştirilemez; olmayan bir rapor veya gerçeğe aykırı neden sunulmamalıdır. Sağlık verilerinin tamamını dosyaya yığmak yerine mazereti açıklayan ilgili kayıt seçilmelidir. Engel henüz ortaya çıkmış ve ayrıntılı belge alınamamışsa mevcut kayıtla zamanında bildirim yapılması, ek belgenin ne zaman sunulabileceğinin açıklanması değerlendirilebilir. Ancak sonradan belge verecek olmak kabul güvencesi sağlamaz. Her mazeretin yeterliliği, mahkemenin dosya ve belge üzerindeki değerlendirmesine bağlıdır.

Mazeret dilekçesinde hangi bilgiler bulunmalı ve ne zaman gönderilmelidir?

Dilekçe mahkeme adı, esas numarası, sanığın kimlik ve iletişim bilgileri ile ilgili duruşmanın gün ve saatini içermelidir. Engel kısa bir kronolojiyle açıklanmalı; neden bizzat katılımı önlediği ve ne kadar süreceği belirtilmelidir. Ekler tarih ve numaralarıyla sıralanmalıdır. Mahkemeden yalnız bilgi alınması mı, mazeretin kabulü ve oturumun ertelenmesi mi, yoksa hukuken mümkün bir katılım düzenlemesi mi istendiği anlaşılır olmalıdır.

Bütün mazeretler için geçerli tek bir son başvuru günü bulunduğu varsayılmamalıdır. Engel öğrenildiğinde, mahkemenin belgeyi duruşmadan önce inceleyebilmesine elverecek zamanda hareket edilmesi yararlıdır. Dilekçe dosyaya usulüne uygun sunulmalı, alındı veya elektronik gönderim kaydı saklanmalıdır. Son anda gönderilmiş bir mesajın kaleme ulaşmış olması ile dilekçenin dosyaya kaydedilip hâkimin değerlendirmesine sunulması farklı aşamalardır. Başvuru kanalı ve kaydın durumu ayrıca kontrol edilmelidir.

Dilekçe dosyaya girdiğinde mazeret kabul edilmiş sayılır mı?

Hayır. Evrakın kaydedilmesi, mahkemenin mazeret nedenini yeterli bulduğu anlamına gelmez. Başvurunun kaydı ile talep hakkında verilen karar ayrı ayrı izlenmelidir. Dilekçeye cevap gelmemesi veya duruşma saatinin yaklaşması da kendiliğinden kabul sonucu doğurmaz. Özellikle mahkemenin sanığın bizzat hazır bulunmasını istediği bir ara karar varsa, bu kararın değişip değişmediği öğrenilmelidir.

Dosya üzerinden karar görülemiyorsa avukat aracılığıyla veya mahkemenin başvuru usulüne uygun biçimde durum araştırılabilir. Kalem personelinin genel açıklaması, hâkimin kararının yerine geçmez. Mahkeme mazereti duruşmada değerlendirecekse oturum sonrasında tutanak alınmalıdır. Tutanakta kabul veya ret, yeni tarih, zorla getirme ve hazır bulunma ihtarı gibi konular aranmalıdır. Başvuruya ilişkin her kayıt tek dosyada tutulursa, hangi aşamada hangi bilginin öğrenildiği sonraki incelemelerde daha açık biçimde gösterilebilir.

Avukatın duruşmaya gitmesi sanığın katılımının yerine geçer mi?

CMK 197 uyarınca sanık hazır bulunmasa da müdafii bütün oturumlarda bulunabilir. Avukat mazereti açıklayabilir, belge sunabilir ve savunma taleplerini ileri sürebilir. Ancak müdafiin katılması, mahkemenin sanığı dinleme gereğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Henüz sorgusu yapılmamış sanık bakımından bu ayrım özellikle önemlidir. Polis veya savcılıkta daha önce ifade verilmiş olması, mahkemece sorgu yapılmış olmasıyla aynı işlem değildir.

Duruşma öncesi görüşmede son tutanak, mazeret belgeleri ve sanığın katılmak istediği savunma işlemleri birlikte değerlendirilmelidir. Dosyada yüzleşme, yeni bir delilin tartışılması veya başka bir kişisel açıklama ihtiyacı bulunabilir. Avukatın taleplerinin kapsamı buna göre belirlenir. Sanığın bütün dosyayı bilmeden yalnız vekâletname verdiğini düşünerek duruşma takibini bırakması uygun değildir. Temsil düzeni ile mahkemenin bizzat hazır bulunma istemi birlikte izlenmelidir.

Başka şehirden veya SEGBİS üzerinden katılmak talep edilebilir mi?

CMK 196, istinabe ve görüntülü sesli iletişim yoluyla katılımı belirli koşullarla düzenler. İstinabe yoluyla sorguda alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin kanuni sınırlama vardır. Görüntülü ve sesli iletişim bakımından ise hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durum değerlendirmesi önemlidir. Başka şehirde yaşamak, kişinin istediği yerden kendiliğinden çevrim içi katılabileceği anlamına gelmez.

Talepte bulunulacaksa bulunulan şehir, ulaşım engeli, uygun tarihler ve somut neden açıklanmalıdır. İstinabe ile SEGBİS aynı yöntem değildir; hangi işlemin nerede yapılacağı mahkemenin kararından anlaşılmalıdır. Görüşme yeri ve saati kesinleşmeden evden bağlanılacağı varsayılmamalıdır. Savunmanın nasıl yapılacağı, dosyaya erişim ve avukatla görüşme ihtiyacı da değerlendirilmelidir. Teknik bir yöntem istenmesi, esas mahkemesi önünde savunma yapmaya ilişkin iradenin belirsiz bırakılmasına yol açmamalıdır.

Yurt dışında olmak veya tutuklu bulunmak katılım konusunu nasıl etkiler?

Yurt dışında bulunan sanığın belirlenen tarihte hazır bulunmasının zorluğunda CMK 196/6, tarihten önce duruşma açılması veya istinabe yoluyla sorgu yapılabilmesini düzenler. Bu bir mahkeme işlemi olduğundan konsolosluğa gönderilen herhangi bir açıklamanın sorgu yerine geçtiği düşünülmemelidir. Yabancı ülkedeki adres, ikamet veya çalışma durumu ve ulaşım engeli dosyaya uygun belgelerle açıklanabilir; yöntem ve zamanlama mahkemeyle ilgili hukuki süreç içinde belirlenir.

Başka dosyadan tutuklu veya hükümlü olan kişi bakımından ise mahkemenin bulunduğu kurumdan haberdar olması ve katılım düzeninin kararda açıklanması önemlidir. Yakınların kişisel olarak duruşmaya gidip haber vermesi, resmî kayıt ve talebin yerini tutmaz. Kurum, dosya ve kimlik bilgileri doğru aktarılmalıdır. Özgürlüğü kısıtlı kişinin katılım hakkı ve mahkemenin hazır bulundurma değerlendirmesi, sıradan bir seyahat mazereti gibi ele alınmamalıdır.

Duruşma kaçırılırsa hemen tutuklama mı uygulanır?

Duruşmaya gelmeme ile tutuklama aynı hukuki işlem değildir. CMK 193 geçerli nedeni bulunmayan sanığın zorla getirilmesini düzenler; CMK 199 ise mahkemenin hazır bulunma, zorla getirme veya yakalama emriyle getirme kararı verebilmesine ilişkindir. Bu nedenle sonuç, duyuma göre değil dosyada verilen kararın adı ve gerekçesi üzerinden anlaşılmalıdır. Tutuklama ayrıca kendi kanuni koşulları bulunan bir koruma tedbiridir.

Kaçırılan celseden sonra ilk iş tutanak örneğini almak, mazeretin nasıl değerlendirildiğini ve yeni yükümlülükleri öğrenmektir. Engel belgelenebiliyorsa kaydıyla birlikte dosyaya sunulması ve mevcut karar hakkında uygun talepte bulunulması değerlendirilebilir. Yeni duruşma tarihinin öğrenilmesi, geçmiş celsede verilen kararları ortadan kaldırmaz. Sanık hakkında bir emir bulunduğu anlaşılıyorsa bunun güncel durumu araştırılmalı; sosyal medya yorumlarından hareketle mahkemeye hiç başvurmamak gibi bir yol benimsenmemelidir.

Varsayımsal bir hastane yatışı örneğinde süreç nasıl yönetilebilir?

Tamamen varsayımsal olarak, Antalya'da yargılanan ve mahkemece sorgusu daha önce yapılmış bir sanığın celseden iki gün önce hastaneye yatırıldığını düşünelim. Yakını yalnız hastane binasının fotoğrafını göndermek yerine, sanığın bilgisi dahilinde yatış tarihini gösteren uygun kaydı temin eder. Müdafi dosya numarası ve celse tarihini yazarak mazereti bildirir; yatışın devam ettiğini ve talebin kapsamını açıklar. Mahkemenin önceki hazır bulunma kararı da dilekçede dikkate alınır.

Başvurudan sonra mazeretin kabul edildiği varsayılmaz. Müdafi oturumu ve tutanağı takip eder; mahkeme yeni tarihte hazır bulunulmasına karar vermişse bu bilgi sanığa aktarılır. Hastaneden çıkış kaydı gerektiğinde dosyaya eklenir. Bu örnek belirli bir dosyada erteleme kararı verileceği anlamına gelmez. Aynı hastalık bilgisi, henüz sorgulanmamış bir sanığın veya farklı bir oturumun koşullarında başka değerlendirme gerektirebilir.

Duruşma öncesinde ve sonrasında hangi kısa kontrol sırası kullanılabilir?

Hazırlık, tek dilekçeyle tamamlanan bir işlem olarak görülmemelidir. Önce çağrı ile son tutanak karşılaştırılır; ardından engel belgelenir ve somut istem hazırlanır. Başvurunun dosyaya ulaştığı doğrulandıktan sonra karar takip edilir. Duruşma yapıldıysa tutanak okunur ve sonraki tarih kaydedilir. Böyle bir sıra, dilekçenin sunulmasıyla kararın verilmesi arasındaki boşluğu görünür kılar.

Ayrıca yoklukta duruşma yapılamayacağına mutlak biçimde güvenilmemelidir. CMK 193/2 ve 195 gibi hükümler belirli istisnalar içerir. Dosyanın hukuki niteliği ve mahkemenin işlemi incelenmeden, gelinmediği için hiçbir karar çıkamayacağı söylenemez. Yoklukta verilmiş bir hüküm veya süre doğuran işlem öğrenilirse buna karşı başvuru konusu ayrıca incelenmelidir. Mazeret açıklaması, hükme yönelik kanun yolu başvurusunun yerine geçmez; kararın tebliği ve dosyaya özgü süreler bağımsız olarak takip edilmelidir.

Bu konuda sık sorulan sorular nelerdir?

İşyerim izin vermediği için duruşmaya gitmeyebilir miyim?

İş programı kendiliğinden mahkeme izni oluşturmaz. Çalışma engelinin somut biçimde açıklanması, destekleyen kayıtların sunulması ve mahkemenin değerlendirmesinin izlenmesi gerekir. Çağrı belgesi işverene gösterilebilir; duruşmadan bağışık tutulma kararı yoksa kişisel olarak izin verildiği varsayılmamalıdır.

Aile üyem benim yerime mazeretimi söyleyebilir mi?

Yakının haber vermesi, sanığın veya müdafiinin usulüne uygun başvurusuyla aynı değildir. Engel, dosya numarası ve duruşma tarihi belirtilerek mahkemeye belgeli şekilde iletilmelidir. Yakın tarafından yapılan bildirim varsa bunun dosyaya nasıl kaydedildiği ve bir karar verilip verilmediği ayrıca öğrenilmelidir.

Daha önce bağışık tutulduysam mahkeme yeniden çağırabilir mi?

Evet. CMK 199 mahkemenin sanığın hazır bulunmasına her zaman karar verebilmesine imkân tanır. Bu nedenle eski bağışık tutulma kararıyla birlikte en son çağrı ve ara karar okunmalıdır. Yeni kararda bizzat katılım istenmişse eski izne dayanarak çağrı göz ardı edilmemelidir.

Mazeretimin reddedildiğini duruşmadan sonra öğrenirsem ne yapmalıyım?

Önce tutanağı ve verilen kararın tam metnini alın. Ret gerekçesi, varsa zorla getirme veya yakalama emri ve yeni tarih birlikte incelenmelidir. Engeli doğrulayan belgeler ile uygun talep hazırlanabilir. Yoklukta hüküm kurulmuşsa tebligat ve kanun yolu başvurusu ayrıca değerlendirilmelidir.

Resmî kaynaklar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.193–199 Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat: Ceza Muhakemesi Kanunu
Önemli not

Mevzuat ve uygulama somut olayın tarihine ve koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alın.

İlgili makaleler

İfadeye çağrıldım: Susma hakkımı ve avukat yardımını nasıl kullanırım? →Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir, adli kontrol nasıl istenir? →Ceza mahkemesi kararına istinaf süresi ne zaman başlar, gerekçeli karar gelmeden ne yapılmalı? →