Borçluya verilen satış yetkisi hangi ihtiyacı karşılar?
Hacizli araç, taşınmaz veya başka bir mal için alıcı bulan borçlu, cebri açık artırmayı beklemek yerine kanundaki özel satış yolunu değerlendirebilir. İİK 111/a, icra dosyasının denetimi içinde yürütülen rızaen satış imkânını düzenler. Burada borçlu alıcıyla fiyat görüşür; icra dairesi süreyi, asgari bedeli ve belgeleri inceler; mülkiyetin geçişi bakımından mahkeme onayı gerekir. İşlemin adı, sıradan bir özel satışla karıştırılmamalıdır.
Bu yöntemin uygunluğu malın dosyadaki durumu ve gerçek alıcı talebiyle değerlendirilir. Alıcının finansmanı henüz belli değilse yalnız iyi fiyat beklentisi yeterli olmayabilir. Süre içinde ödeme yapabilecek kişinin bulunması, satışın hukuki koşullarını anlayabilmesi ve resmî işlemlere katılabilmesi önemlidir. Dosyada malın borçluya aidiyeti, haciz kaydı veya satışa engel bir uyuşmazlık bulunuyorsa bunlar ayrıca incelenmelidir. Rızaen satış talebi bu sorunları kendiliğinden çözmez.
Yetki istemek için yedi günlük süre hangi olaydan başlar?
İİK 111/a, kıymet takdirinin borçluya tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki istenebilmesini düzenler. Dolayısıyla haciz tarihi, borcun öğrenildiği tarih veya alıcının bulunduğu gün tek başına bu sürenin başlangıcı değildir. Dosyada kıymet takdiri raporu ile tebliğ kaydı birlikte alınmalı; hangi malın hangi değerine ilişkin tebligat yapıldığı açıkça belirlenmelidir. Bir dosyada birden fazla mal bulunması tarihleri karıştırmaya elverişlidir.
Kanun kıymet takdiri yapılmamışsa borçlunun da takdir yapılmasını isteyebileceğini belirtir. Bu durum ile takdir raporunun hazırlanıp tebliğ edilmiş olması farklıdır. Alıcıyla görüşmeler sürüyor diye yedi günlük istem süresi ertelenmiş sayılmamalıdır. Tebligatın usulü veya sürenin hesabı konusunda sorun varsa, satış yetkisi talebiyle birlikte dosyaya özgü başvuru ihtiyacı incelenmelidir. Tarih, yalnız telefondaki bir bilgiye dayanılarak hesaplanmamalı; tebliğ belgesi ve varsa elektronik kayıt görülmelidir.
Kıymet takdirinin kesinleşmesi ile on beş günlük satış süresi nasıl ayrılır?
İstem süresi ile satış işlemlerinin tamamlanacağı süre aynı değildir. Kanuna göre icra müdürü kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebri satış işlemlerini durdurarak borçluya on beş günlük süre verir. Borçluya Satış Yetkisi Verilmesine Dair Yönetmelik 9, düzenlenen yetki belgesinin tebliğini ve on beş günlük sürenin bu tebliğden başlamasını düzenler. Takdir raporunun ilk tebliği ile yetki belgesinin tebliği bu nedenle ayrı kaydedilmelidir.
Borçlu, raporu aldığı gün kendisine zaten on beş günlük satış izni verildiğini varsaymamalıdır. Dosyada yetki talebi, takdirin kesinleşmesi ve yetki belgesi aşamaları aranmalıdır. Alıcıya da kesin tarih, dosyadaki belge üzerinden aktarılmalıdır. Ödemeyi son güne bırakmamak ve belge bildirimini önceden hazırlamak pratik önem taşır. Yetki verilmesinden önce yürütülen fiyat görüşmeleri hazırlık niteliğindedir; resmî sürenin ne zaman başladığını tarafların kendi aralarında kararlaştırması mümkün değildir.
Satış yetkisi talebi hangi icra dosyasına ve hangi bilgilerle sunulur?
Başvuru hazırlanırken kıymet takdirini tebliğe yetkili esas icra dosyası belirlenmelidir. Özellikle talimatla haciz veya kıymet takdiri yapılmışsa, işlem yapılan yer ile esas takibin yürüdüğü yer karıştırılabilir. Dilekçede esas numarası, borçlunun bilgileri, satılması istenen malın ayırt edici özellikleri ve kıymet takdiri tebliğinin tarihi yer almalıdır. Talebin İİK 111/a kapsamında olduğu açıkça anlaşılmalıdır.
Aracın plakası yanında dosyadaki tanımlayıcı kayıtları, taşınmazın ilçe, ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri kontrol edilmelidir. Aynı adla anılan iki malın birbirine karışması sonraki alıcı bildirimini de etkileyebilir. Henüz kıymet takdiri yoksa bu işlemin yapılmasına ilişkin istem ayrıca açıklanabilir. Dilekçe alındısı saklanmalı; verilen müdürlük kararı ve yetki belgesi örneği alınmalıdır. Başvuru ekleri yalnız dosya numarasını değil, satışa konu malı ve süreyi de doğrulamalıdır.
Asgari satış bedeli yalnız tahmin edilen değerin yüzde doksanı mıdır?
Hayır. İİK 111/a iki tutarın karşılaştırılmasını ister: malın muhammen kıymetinin yüzde doksanı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına önceliği bulunan alacakların toplamı. Büyük olan tutara, o aşamaya kadar ilgili hacizli mal için yapılan takip masrafları da eklenir. Bu nedenle kıymet takdiri raporundaki rakamın yüzde doksanını hesaplamak, her dosyada yeterli asgari bedeli vermez.
Yetki belgesindeki bedelin dayanakları kontrol edilmelidir. Öncelikli alacakların hangi kayıt ve tutarlar üzerinden dikkate alındığı, masrafların ilgili mala ait olup olmadığı incelenebilir. Borçlunun bütün dosya borcu ile asgari rızai satış bedeli de aynı kavram değildir. Alıcıya fiyat söylenmeden önce icra dairesinin hesabı görülmelidir. Tarafların daha yüksek bir bedel üzerinde anlaşması mümkündür; asgari tutar, malın mutlaka o rakama satılacağına ilişkin bir fiyat taahhüdü oluşturmaz.
Varsayımsal bir bedel hesabında hangi rakamlar karşılaştırılır?
Tamamen varsayımsal olarak, hacizli aracın kesinleşen muhammen kıymetinin 1.000.000 TL olduğunu düşünelim. Bu değerin yüzde doksanı 900.000 TL'dir. Kanundaki nitelikteki öncelikli alacaklar 800.000 TL ve ilgili mala ait takip masrafları 30.000 TL kabul edilirse, karşılaştırmada 900.000 TL esas alınır ve masraflarla asgari tutar 930.000 TL olur. Bu örnekteki veriler yalnız hesap yöntemini göstermek için kullanılmıştır.
Aynı varsayımda öncelikli alacakların toplamı 950.000 TL olsaydı büyük tutar 950.000 TL olacak, aynı masrafla asgari bedel 980.000 TL'ye çıkacaktı. Gerçek dosyada hangi alacağın bu karşılaştırmaya girdiği ayrıca belirlenir. Bu rakamlar satışın bütün vergi, harç veya teslim maliyetlerinin dökümü değildir. Alıcı ve borçlu, satış bedeli yanında işlemin mali yükümlülüklerini de dosyaya göre öğrenmelidir. Örnekte belirtilen tutarın ödenmesiyle her dosyada bütün borcun biteceği sonucu çıkarılamaz.
Alıcı ve borçlu icra dairesine neleri bildirmelidir?
Yönetmelik 10, borçlu ile alıcının verilen on beş günlük süre içinde yapacağı bildirimleri ayrı ayrı düzenler. Anlaşılan satış bedeli ve malın ayırt edici özellikleri açıklanır; gerçek kişinin kimlik bilgileri, tüzel kişide ilgili unvan ve sicil bilgileri yer alır. Alıcı ayrıca tebligata elverişli adres, iletişim ve banka hesap bilgilerini bildirir. Bu kayıtlar, yalnız tarafların birbirini tanımasıyla tamamlanmış sayılmaz.
Alıcı bir şirketse işlemi yapan kişinin temsil yetkisi ve şirket bilgilerinin doğruluğu baştan kontrol edilmelidir. Fiyat, mal tanımı veya alıcı kimliği konusunda iki bildirim arasında farklılık bırakılmamalıdır. Bedelin hangi mal ve dosya için yatırılacağı açık olmalıdır. Banka hesabı bilgisi özellikle olası iade işlemi bakımından önem taşır. Kişisel bilgiler, ilan veya herkese açık mesajlaşma grubu yerine usulüne uygun biçimde icra dosyasına sunulmalıdır; başvuru örnekleri taraflarca saklanmalıdır.
Alıcı parayı borçluya gönderirse kanuni ödeme koşulu sağlanır mı?
Yönetmelik 11 uyarınca alıcı, borçluyla anlaştığı ve asgari rızai satış bedelinden az olmayan bedeli, borçluya verilen on beş günlük süre içinde icra dairesinin banka hesabına ödemelidir. Bu nedenle borçlunun kişisel hesabına havale, elden para veya taraflar arasında kapora kaydı, kanunda aranan dosyaya ödeme işlemiyle karıştırılmamalıdır. Ödemenin doğru hesaba ve doğru dosya açıklamasıyla yapılması gerekir.
Alıcı önceden finansman planını netleştirmelidir. Banka kredisi kullanılacaksa kredinin ne zaman ve hangi şartla kullandırılacağı, kanuni ödeme süresiyle uyumlu olmalıdır. Yalnız kredi başvurusunun onaylanması, bedelin süresinde dosyaya girdiğini göstermez. Dekont, dosyadaki tahsilat kaydıyla karşılaştırılmalıdır. Hesap bilgisinin doğruluğu icra dairesinin resmî kaydından teyit edilmelidir. Tarafların kendi aralarında yaptığı ek ödeme veya kapora anlaşmaları ise onay sürecinin dışında ayrıca uyuşmazlık doğurabileceğinden açık biçimde değerlendirilmelidir.
İcra dairesi ile icra mahkemesi satışta nasıl görev alır?
Bedel süresinde dosyaya yatırıldıktan sonra icra müdürü gerekli bilgi ve belgeleri toplar; kanuni şartları sağlanmış görürse satışın onayı ve devir ile teslim işlemleri için dosyayı derhal icra mahkemesine gönderir. Kanun, mahkemenin en geç on gün içinde dosya üzerinden inceleyerek kabul veya ret kararı vermesini ve bu kararın kesin olmasını düzenler. Bedelin yatırılması, mahkemenin kabul kararının yerine geçmez.
Bu aşamada başvuru dosyasının tamlığı önemlidir. Yetki belgesi, tebliğ kayıtları, alıcı ve borçlu bildirimleri ile tahsilat birbirini doğrulamalıdır. Taraflar yalnız mahkemeye gönderildiği haberini almakla yetinmemeli, verilen kararın örneğini ve dosyaya dönüşünü takip etmelidir. On günlük düzenlemeden hareketle alıcının belirli bir tarihte fiilen araca veya taşınmaza kavuşacağına söz verilmemelidir. Mülkiyetin geçişiyle resmî kayıt ve teslimin tamamlanması, süreçte ayrı ayrı izlenecek konulardır.
Mahkeme kabul ederse bütün borçlar ve bütün kayıtlar ortadan kalkar mı?
İİK 111/a uyarınca kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer ve bütün hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ancak satışa ilişkin bu sonuç, borçlunun bütün takiplerdeki tüm borçlarının otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez. Satış bedelinin dosyada hangi alacak ve giderleri karşıladığı ayrıca hesaplanır. Borç bakiyesi ve varsa artan bedelin durumu hesap dökümünden anlaşılır.
Özellikle taşınmazda haciz kaydı ile başka tür sınırlama veya şerhler aynı kavram değildir. Alıcı malın kayıtlarını ve satış kararının kapsamını işlemden önce incelemelidir. Fiilen kullanılan bir yerin ne zaman teslim alınacağı, araçta anahtar ve belgenin kimde olduğu gibi meseleler de açıklığa kavuşturulmalıdır. Tapu veya araç sicili işlemlerinin tamamlandığını gösteren kayıt alınmalıdır. Borçlu ise satış sonrasında dosyanın güncel hesabını istemeli; yalnız malın devredilmiş olmasına dayanarak takip durumunu kontrol etmeyi bırakmamalıdır.
Mahkeme onay vermezse alıcının yatırdığı para ne olur?
Kanun, talebin reddi halinde yatırılan bedelin alıcıya iadesini öngörür. Yönetmelik de iade işlemini düzenler. Ret kararının tam metni alınmalı; kararın icra dosyasına dönüp dönmediği, alıcının bildirdiği hesabın doğru olduğu ve iadenin gerçekleştiği izlenmelidir. İade hakkı, borçlu ile alıcı arasındaki her özel kapora veya masraf anlaşmasının aynı şekilde çözüldüğü anlamına gelmez.
Ret nedeniyle rızaen satış gerçekleşmezse cebri satışın güncel durumu ayrıca öğrenilmelidir. Borçluya verilen sürenin başlangıcından icra mahkemesinin kararına kadar geçen dönemde alacaklı bakımından satış isteme süresinin işlememesi, kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle yöntem, alacaklının süresini tüketmek için sınırsız bir bekleme yolu olarak görülemez. Başvurunun akıbetiyle birlikte güncel haciz ve satış işlemleri incelenmeli; yeni bir başvurunun mümkün olup olmadığı geçmiş dosya işlemlerinden bağımsız varsayılmamalıdır.
Başvuru öncesinde hangi belge paketi hazırlanmalıdır?
İşleme hazırlık için kıymet takdiri ve tebliğ kaydı, güncel mal ve haciz bilgileri, asgari bedel hesabı, yetki belgesi, alıcı bilgileri ve ödeme planı aynı dosyada toplanmalıdır. Taşınmazda güncel tapu kaydı, araçta doğru sicil bilgileri kullanılır. Alıcının malı görmesi ve teknik durumunu incelemesi de fiyat görüşmesinin sağlıklı yapılmasına yardımcı olur. Rızaen satış işlemi malın fiziksel özelliklerinin araştırılması ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Son aşamada gönderim ve ödeme belgeleri sırayla kontrol edilir. Hangi gün istem yapıldığı, yetkinin ne zaman tebliğ edildiği, hangi bedelin kararlaştırıldığı ve paranın ne zaman dosyaya girdiği açık olmalıdır. Harç, vergi ve devir giderleri bakımından dosyanın niteliğine uygun bilgi alınmalıdır; genel bir internet hesabı nihai maliyet kabul edilmemelidir. Hazırlığın amacı, alıcı ile borçlunun aynı mal, aynı fiyat ve aynı resmî takvim üzerinde hareket etmesini sağlamaktır.
Bu konuda sık sorulan sorular nelerdir?
Alıcıyı bulduğum gün doğrudan notere veya tapuya gidebilir miyim?
İİK 111/a yolunda önce süreye uygun yetki istemi, yetki belgesi, bildirimler ve dosyaya ödeme işlemleri yürütülür. Mahkeme kabul kararı satışın temel aşamasıdır. Tarafların özel anlaşması, bu yola özgü resmî işlemlerin tamamlandığı anlamına gelmez.
Alacaklının istediği fiyatı kabul etmek zorunda mıyım?
Bu yöntemde kanuni asgari bedel ve icra dairesinin hesabı esas alınır. Alacaklının söylediği rakamın hangi alacak veya giderden kaynaklandığı incelenmelidir. Borçlu ile alıcının anlaşacağı bedel asgari tutarın altında olamaz; dosyadaki öncelikli alacaklar hesabı etkileyebilir.
On beş günlük süre içinde yalnız kapora yatırılması yeterli olur mu?
Hayır. Alıcının kararlaştırılan ve asgari tutardan az olmayan bedeli verilen süre içinde icra dairesinin hesabına ödemesi gerekir. Kapora veya gelecekte ödeme taahhüdü bu koşulla aynı değildir. Bildirim yükümlülükleri de ayrıca yerine getirilmelidir.
Satış bedeli borcumdan düşük kalırsa dosya otomatik kapanır mı?
Dosyanın kapanması, satış bedelinin hangi alacak ve giderleri karşıladığına bağlı olarak değerlendirilir. Malın devri ile bütün borcun sona ermesi farklı konulardır. Satış sonrasında güncel dosya hesabı ve bakiye incelenmeli; gerekli kayıt ve haciz işlemlerinin sonucu takip edilmelidir.
Resmî kaynaklar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.111/a Borçluya Satış Yetkisi Verilmesine Dair Yönetmelik, m.9–14 Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı Yönetmelik DuyurusuMevzuat ve uygulama somut olayın tarihine ve koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alın.
