Şirketin para kazanması ile ortağın alacağı aynı şey değildir
Limited şirketin müşterileri ve cirosu artarken ortağa ödeme yapılmaması uyuşmazlık yaratabilir. Ancak şirketin satış yapması, hesapta para bulunması ve ortağın kâr payı alacağının doğması farklı aşamalardır. İlk incelemede hangi aşamada bulunulduğu belirlenmelidir. Bütün tartışmayı şirket kazanıyor, payımı vermiyor cümlesine indirgemek, hukuken istenebilecek sonucun yanlış seçilmesine yol açabilir.
Kâr payı, ortağın şirketle ilişkisindeki ekonomik haklardan biridir. Buna karşılık şirket kasasındaki her tutar ortakların kişisel parası sayılmaz. Tahsil edilen bedelin içinde tedarikçi ödemeleri, vergi, kredi ve diğer yükümlülükler bulunabilir. Bilançodaki kâr ile banka bakiyesi de birbirinin aynısı değildir. Dosya şirketin mali verileriyle alınan kararları birlikte okumayı gerektirir.
Ortak öncelikle ne istediğini ayırmalıdır: dağıtım konusunda karar alınması mı, alınan karardaki tutarın ödenmesi mi, yoksa kârın gerçekte farklı gösterildiğinin araştırılması mı? Bunlar bağlantılı olsa da aynı talep değildir. Her birinin dayanak belgesi ve değerlendirme yöntemi farklılaşabilir. Hazırlık, istenen parayı tahminen hesaplamaktan önce bu ayrımın kurulmasıyla başlar.
Dağıtılabilecek kaynak hangi hukuki koşullarla belirlenir?
Türk Ticaret Kanunu'nun 608. maddesi kâr payının net dönem kârından ve bu amaçla ayrılmış yedek akçelerden dağıtılmasını düzenler. Kanun ve şirket sözleşmesi gereğince ayrılması gereken yedeklerin dikkate alınması gerekir. Bu nedenle şirketin muhasebe kârının tamamının her durumda ortaklara ödenmesi gerektiği şeklinde bir hesap kurulamaz.
Finansal tablolarda hangi dönemin sonucunun bulunduğu, geçmiş zararların ve yedeklerin nasıl gösterildiği araştırılır. Gelir tablosundaki tek bir satırın alınarak pay oranıyla çarpılması eksik incelemedir. Şirketin gerçek mali durumu ile dağıtım hesabı arasında bağ kurulmalıdır. Muhasebe uzmanının hesaplaması da hangi belgeleri esas aldığı anlaşılacak şekilde hazırlanmalıdır.
Ortağa sunulan özet tabloyla resmî finansal tablo farklıysa farkın kaynağı sorulur. Vergisel hesaplama ile şirketler hukuku açısından dağıtılabilir tutar da otomatik olarak aynı kabul edilmemelidir. Şirket kayıtlarında görülen rakamların hangi amaçla üretildiği önemlidir. İnceleme, hesapta para bulunup bulunmadığı sorusunun ötesinde, dağıtımın dayanağını ve sınırını açıklamalıdır.
Kâr payı hakkında kim karar verir?
Kanunun 616. maddesinde kâr payı hakkında karar verilmesi genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer alır. Müdürün ortakla yaptığı sözlü görüşme ile usulüne uygun genel kurul kararı aynı değildir. Bir finansal tablonun onaylanması da kararın içeriği okunmadan dağıtım kararının mutlaka alındığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Adalet Bakanlığının yayımladığı ilgili içtihat, kâr payına ilişkin ortaklık hakkının genel kurulda dağıtım kararı alınmasıyla alacak hakkına dönüşmesi ayrımını açıklamaktadır. Bu nedenle şirketin kâr etmiş olmasıyla doğrudan istenebilir belirli bir alacağın oluşması birbirinden ayrılır. Karar bulunmuyorsa öncelikle hangi hukuki yolun uygun olduğu incelenmelidir.
Dosyaya toplantı tutanağının tamamı alınmalıdır. Gündem maddesi, oylanan öneri, dağıtılacak kaynak, tutar ve varsa ödeme planı birlikte okunur. Toplantıda dağıtım konuşulduğunu hatırlamak, kararın ne olduğunu tek başına göstermez. Farklı tarihlerde alınmış kararlar varsa birinin diğerini değiştirip değiştirmediği araştırılır. Alacağın kaynağı belirsiz bir anlatım yerine somut karar üzerinden kurulmalıdır.
Dağıtım kararı var ama ödeme yapılmıyorsa ne araştırılır?
Dağıtım kararı mevcutsa ortağa düşen tutar ve ödeme zamanı belirlenir. Karar toplam dağıtımı gösteriyor fakat kişi bazındaki hesap açıklanmıyorsa şirket sözleşmesi ve pay bilgileriyle hesap kurulmalıdır. Ödenen avanslar veya önceki kısmi ödemeler varsa bunların hangi kaleme ait olduğu incelenir. Aynı para hem daha önce ödenmiş hem yeniden istenmiş gibi gösterilmemelidir.
Ödeme yapılmamasının gerekçesi de kayda alınmalıdır. Şirket kararın geçersizliğini mi, henüz ödeme zamanının gelmediğini mi, yoksa tutarın başka hesapla kapandığını mı ileri sürmektedir? Bu açıklamalar farklı incelemeler gerektirir. Ortağın şirketten başka bir alacağı veya şirkete borcu bulunması, kâr payı hesabını kendiliğinden açıklamaz; ileri sürülen mahsup ilişkisi ayrıca okunur.
Ödeme talebi yazılı ve anlaşılır olmalıdır. Hangi karara, hangi döneme ve hangi hesaba dayanıldığı gösterilir. Talebin şirkete mi, müdüre şahsen mi yöneltileceği de karıştırılmamalıdır. Müdürün ödemeyi yürütmesi, her durumda şirketin borcunun onun kişisel borcu olduğu anlamına gelmez. Hukuki yol seçilirken borçlu sıfatı doğru kurulmalıdır.
Kârın şirkette bırakılması her durumda hukuka uygun mudur?
Şirketin faaliyetini sürdürmek için kaynak ayırması anlaşılabilir bir ticari ihtiyaç olabilir. Bununla birlikte dağıtım yapılmamasının dayanağı ve ilgili yedek akçe kuralları incelenmelidir. Kanun, belirli yedek ayrımlarında zararları karşılama veya ciddi yatırım ihtiyacı gibi ölçütler içerir. Yalnız şirketin geleceği için denilmesi her somut tartışmayı kendiliğinden cevaplamaz.
Yatırım gerekçesinde hangi yatırımın planlandığı, maliyeti, zamanı ve şirket faaliyetleriyle bağlantısı araştırılabilir. Yönetimin elinde gerçek bir yatırım planı bulunması ile belirsiz bir gelişme ihtimalinin sürekli ileri sürülmesi farklıdır. Şirketin finansman ihtiyacı ve bütün ortakların menfaati, olayın kendi koşulları içinde değerlendirilir.
Bir yıl dağıtım yapılmaması ile uzun yıllar boyunca hiçbir somut açıklama olmadan dağıtımın engellenmesi aynı ağırlıkta olmayabilir. Ancak süreklilik iddiası da her yılın kararları ve mali verileriyle gösterilmelidir. Otomatik olarak bütün kârın dağıtılması gerektiği sonucu çıkarılmadan, verilen gerekçenin belgelerle uyumu incelenir. Böylece soyut ortaklık anlaşmazlığından somut hukuki tartışmaya geçilir.
Ortaklara yapılan farklı ödemeler nasıl karşılaştırılır?
Bazı ortaklar şirketten düzenli para alırken başka ortağın hiçbir ödeme almaması, bu ödemelerin hukuki niteliğinin araştırılmasını gerektirebilir. Müdür ücreti, işçilik ücreti, borç geri ödemesi ve kâr payı aynı kalem değildir. Başka ortağın banka hesabına para gittiğini görmek, bunun tamamının gizli kâr dağıtımı olduğunu kanıtlamaz.
Ödeme için şirket kararı, sözleşme, hizmet veya borç kaydı bulunup bulunmadığı araştırılır. Gerçekte çalışma karşılığı makul bir ücretle şirket kaynağının açıklamasız aktarılması farklı değerlendirilir. İddia kurulurken ödemelerin tarihi, miktarı, açıklaması ve dayanağı gösterilmelidir. Yalnız toplam tutar üzerinden kişisel suçlama yapılması dosyanın somutlaşmasını sağlamaz.
Ortaklara eşit davranılması sorusu da farklı hak ve sıfatlar dikkate alınarak ele alınır. Herkesin aynı işi yapmadığı bir şirkette bütün ödemelerin eşit olması gerektiği varsayımı kurulamaz. Buna karşılık farklılıkların gerekçesi incelenmeden yöneticinin açıklamasıyla yetinilmesi de doğru değildir. Hesaplar karşılaştırılırken benzer nitelikteki kalemlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Şirket sözleşmesi ve pay oranı hesabı nasıl etkiler?
Kâr payının hesaplanmasında şirket sözleşmesi ve esas sermaye payı bilgileri kontrol edilmelidir. Kanunun genel hesap düzeniyle sözleşmedeki özel hükümler birlikte okunur. Ek ödeme yükümlülüğü yerine getirilmişse bunun da hesapta özel önemi olabilir. Bu nedenle güncel pay yüzdesiyle toplam kârı çarpmak her dosyada yeterli değildir.
Payın yıl içinde devredildiği bir durumda hangi ekonomik hakların nasıl düzenlendiği ayrıca araştırılır. Devir sözleşmesi, dağıtım kararının tarihi ve ilgili şirket kayıtları birlikte incelenir. Eski ve yeni ortağın aynı dönem için farklı talepleri bulunabilir. Böyle bir dosyada yalnız bugün kimin ortak olduğuna bakılarak geçmişte doğmuş alacağın bütün sonuçları belirlenmemelidir.
Ortağın şirketten ayrılma bedeli, şirket değerinden beklentisi ve yıllık kâr payı da farklı hesap konularıdır. Payın değerli olması, istenebilir yıllık bir kâr payının aynı tutarda oluştuğunu göstermez. Değerleme raporları ve kâr dağıtım hesapları farklı amaçlarla hazırlanır. Dosyada hangi raporun hangi soruya cevap verdiği açık tutulmalıdır.
Kararın hukuka aykırılığı ile alacak istemi nasıl ayrılır?
Kâr dağıtılmamasına ilişkin bir kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, alınmış dağıtım kararına dayanan ödeme talebi aynı dava değildir. Birinde kararın etkisi tartışılır; diğerinde belirli alacağın ifası gündeme gelir. Yanlış talep kurulması, mali inceleme doğru olsa bile istenen sonuca ulaşılmasını zorlaştırabilir.
Karara karşı kullanılacak yol bakımından toplantıya katılım, kullanılan oy, tutanak ve karar tarihi önem taşıyabilir. Bu nedenle ödeme yapılmasını beklerken kararın denetlenmesine ilişkin süreler gözden kaçırılmamalıdır. Her uyuşmazlık için tek süre ilan etmek yerine hangi talebin hangi kurala dayandığı somutlaştırılır. Bilgi isteme yazışmasının bütün süreleri durdurduğu varsayılmaz.
Şirketin feshi veya ortaklıktan çıkış gibi daha kapsamlı yollar da yalnız kâr ödenmiyor denilerek otomatik sonuç olarak sunulmamalıdır. Önce mevcut sorunun daha doğrudan bir talep veya karar incelemesiyle giderilip giderilemeyeceği araştırılır. Her seçenek ortaklığın geleceğini farklı etkiler. Başvuru stratejisi, ortağın gerçekten hedeflediği sonuçla uyumlu olmalıdır.
Hangi mali belgeler ilk aşamada gereklidir?
Şirket sözleşmesi, ilgili yılların finansal tabloları, faaliyet raporları, genel kurul tutanakları ve kâr dağıtım önerileri toplanmalıdır. Kişiye yapılmış ödemeler varsa banka kayıtları eklenir. Gerekçe olarak yatırım veya borç ileri sürülüyorsa bu açıklamayı destekleyen kayıtlar istenir. Yalnız son yılın tablosu, uzun süredir dağıtım yapılmadığı iddiasını bütünüyle açıklamayabilir.
Belgeler dönemlere göre düzenlenebilir. Her dönem için net sonuç, ayrılan yedek, alınan karar ve fiilî ödeme ayrı gösterilir. Böyle bir çizelge, kâr olup karar bulunmayan yılı, karar olup ödeme bulunmayan yıldan ayırır. Aynı sorunun farklı yıllarda farklı hukuki aşamada kalmış olması mümkündür.
Belgelere erişim sorunu varsa ortağın bilgi ve inceleme yolları ayrıca değerlendirilir. Yetkisiz biçimde hesaplara girilmesi veya şirket verilerinin kontrolsüz kopyalanması dosya hazırlığının uygun yöntemi değildir. İstenen bilgi somutlaştırılmalı ve usulüne uygun kayıt oluşturulmalıdır. Hazırlık sırasında şirketin ticari sırları ve üçüncü kişilerin bilgileri gereksiz şekilde paylaşılmamalıdır.
Varsayımsal örnek: karar var, ödeme tarihi ve hesap tartışmalı
Tamamen varsayımsal olarak bir limited şirketin genel kurulunda belirli tutarın ortaklara dağıtılmasına karar verildiğini düşünelim. Ortaklardan biri ödeme alamadığını, diğerinin ise para aldığını söylemektedir. Müdür, alınan paranın kâr payı değil eski borcun geri ödemesi olduğunu açıklamaktadır. Taraflar yalnız banka hareketleri üzerinden tartışmaktadır.
Önce dağıtım kararındaki tutar ve ödeme düzeni okunur. İki ortağın şirketle başka alacak ilişkileri varsa bunların belgeleri ayrılır. Banka kaydı, karar ve muhasebe kaydı eşleştirilir. Böylece hangi tutarın kâr payı olarak ödendiği, hangisinin başka ilişkiye dayandığı araştırılır. Şüphe, doğrudan kesin borç hesabına çevrilmez.
Varsayımda ortak için uygun talep, karar mevcut olduğundan, kararın kapsamına göre ödeme alacağı yönünde şekillenebilir. Ancak kararın nasıl uygulandığına ilişkin hesap yine gereklidir. Başka ortağın ödeme almış olması tek başına aynı tutarın herkes için doğduğunu göstermez. İstenen sonuç, pay ve sözleşme koşullarıyla bağlantılı hesap üzerinden kurulur.
Görüşmeden başvuruya uygulanabilir süreç planı
İlk görüşmede şirketin kâr ettiği düşünülen dönemler ve bu düşüncenin dayanağı açıklanır. Ardından her dönem için genel kurul kararının bulunup bulunmadığı belirlenir. Kişinin elindeki belgelere göre eksik kayıt listesi hazırlanır. İddia edilen tutar henüz hesaplanamıyorsa varsayımsal rakam kesin alacak gibi sunulmaz.
Sonraki aşamada şirketin açıklamalarıyla mali kayıtlar karşılaştırılır. Kararın denetlenmesi ile belirli kâr payı alacağının ödenmesi talebi ayrılır. TTK'nın 5/A maddesi kapsamında ticari nitelikteki bir miktar para alacağı davasında, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu koşul bütün şirket uyuşmazlıklarına aynı biçimde yayılmaz; kararın iptali gibi farklı talepler ve varsa özel istisnalar ayrıca değerlendirilir. Uzlaşmada hangi dönem ve tutarın çözüldüğü açık yazılmalıdır.
Bir ödeme planı teklif edilirse yalnız taksit sayısına bakılmamalıdır. Hangi alacağın kabul edildiği, önceki ödemelerin nasıl değerlendirildiği ve diğer hakların kapsamı okunmalıdır. Şirketle ortak arasındaki anlaşmanın yeni bir uyuşmazlık yaratmaması için belirsiz genel ibarelerden kaçınılır. Tamamlanan her işlem, teslim ve ödeme kayıtlarıyla takip edilir.
Sık sorulan sorular
Şirket hesabında para varsa payımı hemen isteyebilir miyim? Nakit varlığı, dağıtılabilir kâr ve doğmuş alacak farklıdır. Kâr payı maaş gibi her ay ödenmek zorunda mıdır? Ortaklık hakkı, çalışma karşılığı ücretle aynı değildir. Dağıtım kararı yoksa doğrudan aynı ödeme talebini kurabilir miyim? Önce uygun hukuki yol değerlendirilmelidir.
Müdür karar vermeden ödeme yapabilir mi? Kâr payı konusunda şirket organlarının yetkisi ve gerekli karar incelenir. Yatırım gerekçesi her zaman yeterli midir? Gerekçenin somutluğu ve kayıtlarla uyumu araştırılır. Ortaklıktan ayrılmak geçmiş alacağı otomatik yok eder mi? Devir veya ayrılış belgeleriyle alacağın durumu ayrıca incelenir. İlk görüşmeye kararlar, finansal tablolar ve ödeme kayıtları birlikte götürülmelidir.
Resmî kaynaklar
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 608 ve 616. maddeler — TURKPA mevzuat veritabanı Adalet Bakanlığı UYAP İçtihat — limited şirkette dağıtım kararı ve kâr payı alacağının doğumu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, güncel metin — UYAP MevzuatMevzuat ve uygulama somut olayın tarihine ve koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alın.
