Satış kira sözleşmesini kendiliğinden bitirir mi?

Kiracılı bir ev satın almak, boş ev satın almakla aynı teslim beklentisini oluşturmaz. Türk Borçlar Kanunu'nun 310. maddesi uyarınca yeni malik mevcut kira sözleşmesinin tarafı olur. Bu nedenle tapunun el değiştirmesi, kiracının ertesi gün çıkmasını gerektiren bağımsız bir tahliye sebebi değildir. Satıcı ile alıcının kendi aralarında belirlediği boş teslim tarihi de kiracıyı her durumda bağlamaz. Satın almadan önce kira ilişkisi incelenmeli, satın alma sonrasında ise hangi hukuki yolun gerçekten kullanılabileceği belirlenmelidir. Malik olmak ile derhal boş teslim alabilmek ayrı sorulardır.

Yeni malikin gerçekten konut veya işyeri gereksinimi varsa, 351. maddede özel bir yol düzenlenmiştir. Bunun merkezinde edinme tarihine bağlı yazılı bildirim ve dava aşaması bulunur. Aynı maddede sözleşme süresinin sonuna ilişkin başka bir seçenek de vardır. Bu iki seçeneğin tarihlerini birbirine karıştırmak hak kaybı riski yaratır. Satın alma kararı verilirken yalnızca evin piyasa değeri değil, mevcut sözleşmenin başlangıcı ve süresi de öğrenilmelidir. Sonradan yapılacak inceleme, edinmeyle işlemeye başlayan takvimi geri çevirmeyebilir.

İlk dosya: Tapu, mevcut sözleşme ve kiracı bilgileri

İlk adım, edinmenin hukuken hangi tarihte gerçekleştiğini ve mevcut kira ilişkisinin kimlerle kurulduğunu belirlemektir. Alıcının kapora ödediği, satış görüşmesi yaptığı veya evi gezdiği tarih ile mülkiyeti edindiği tarih aynı olmayabilir. Tapu ve işlem belgeleri görülmelidir. Kiracının kimliği, sözleşmenin başlangıcı, kararlaştırılmış süre ve varsa yenileme belgeleri ayrıca alınmalıdır. Aynı evde oturan herkesin sözleşmede kiracı olup olmadığı kontrol edilir. Bildirimin muhatabı, sadece kapıyı açan kişiye bakılarak belirlenmemelidir.

Satıcıdan bütün sözleşme örneklerinin ve yazışmaların istenmesi yararlıdır. Sonradan ortaya çıkan ek protokol, başlangıçta yapılan süre hesabını etkileyebilir. Alıcı, kiracının sözlü olarak 'yakında çıkarım' dediği aktarımına dayanarak mevcut belgeleri incelemekten vazgeçmemelidir. Buna karşılık kiracı da gerçek malik değişikliğine ilişkin bilgiyle ödeme hesabının değişmesine yönelik talebi ayırt etmelidir. Tarafların birbirini doğru tanıması, hem kira ödemesinde karışıklığı hem de sonraki bildirimlerin yanlış kişiye yöneltilmesini azaltır. Belgeler üzerinden kurulan iletişim hukuki incelemeyi kolaylaştırır.

Bir aylık bildirim hangi yola aittir?

TBK 351'in edinmeye bağlı özel yolunda yeni malikin, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde gereksinimini kiracıya yazılı biçimde bildirmesi gerekir. Buradaki bildirim, yalnızca 'artık evin sahibi benim' bilgisinden ibaret düşünülmemelidir. Dayanılan kullanım gereksinimi anlaşılır olmalıdır. Sözleşmenin bu yolla sona ermesi, altı ay sonra açılacak dava üzerinden gerçekleşir. Dolayısıyla bir aylık bildirim süresi ile kiracının mutlaka bir ayda çıkması gerektiği iddiası farklıdır. Bildirim, doğrudan tahliye kararı yerine geçmez.

Alıcılar bazen satış gününde çok sayıda işlem yaparken bu süreyi ikinci plana bırakmaktadır. Oysa bildirim hazırlanması, doğru adresin belirlenmesi ve muhataba ulaşması zaman alabilir. Edinme tarihinden hemen sonra dosya kontrolü yapılması bu nedenle yararlıdır. İhtarın kapsamı, edinme belgesi ve ihtiyaç açıklamasıyla tutarlı olmalıdır. Satın alma öncesi satıcının gönderdiği bir yazının, yeni malikin kendi edinmesine bağlı bütün koşulları karşıladığı varsayılmamalıdır. Her belgenin kimin iradesini ve hangi hukuki talebi yansıttığı ayrı değerlendirilir.

İhtarı göndermek ile süresinde bildirmek aynı mı?

Bu alanda en önemli uygulama farklarından biri, ihtarın düzenlendiği günle kiracıya ulaştığı gün arasındadır. Yargıtay'ın güncel resmî metinlerinde, edinmeden itibaren bir ay içinde tebliğ edilmeyen bildirimin özel yol bakımından yeterli görülmediği örnekler vardır. Bu nedenle son gün notere gitmek, bildirimin mutlaka süresinde yapıldığı güvencesini sağlamaz. Tebliğ belgesi ve teslim süreci izlenmelidir. Hazırlanan metnin üzerindeki tarihle yetinilmesi, dava aşamasında eksikliğin ancak geç fark edilmesine yol açabilir.

Uygulanacak tebligat usulü ve somut muhatap ayrıca değerlendirilmelidir. İadeli gönderinin geri dönmesi veya adreste başka kişinin bulunması gibi durumlar, sıradan bir mesajın bütün koşulları tamamladığı varsayılarak geçiştirilmemelidir. Telefon görüşmesi ve mesajlar olayın anlaşılmasına yardımcı olabilir; gerekli yazılı bildirim ve ispat incelemesinin yerine otomatik konulamaz. Malik, sadece gönderi makbuzunu değil bildirim metniyle tebliğ kaydını birlikte saklamalıdır. Kiracı da kendisine gelen belgenin tamamını korumalı, zarf veya elektronik bildirim tarihini gelişigüzel silmemelidir.

Altı aylık yol ile sözleşme sonundaki seçenek

Edinmeye bağlı bildirim koşulu yerine getirildiğinde özel yol, altı ay sonra açılacak dava bakımından değerlendirilir. Bunun yanında 351. madde, gereksinim nedeniyle sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açılmasını da düzenler. Bu seçenekleri 'satın aldıktan sonra her durumda altı ay beklenir' veya 'bir aylık bildirim kaçtıysa hiçbir hak kalmaz' şeklinde tek cümleye indirmek doğru değildir. Mevcut sözleşmenin takvimi ve seçilen yol birlikte incelenmelidir. Süre hesabı varsayılan değil doğrulanan başlangıç üzerinden yapılır.

Bu ayrım, özellikle satın alma tarihi sözleşmenin bitimine yakın olduğunda önem kazanır. Hangi yolun şartlarının oluştuğu belirlenmeden yalnızca daha kısa görünen tarih seçilmemelidir. Sözleşme süresinin ve uzama dönemlerinin doğru anlaşılması gerekir. Davanın hangi hukuki temele dayandırıldığı da talepte açık olmalıdır. Bir yolun eksikliğinin diğer yolla kendiliğinden giderileceği beklentisiyle belirsiz dava kurulması sağlıklı değildir. Arabuluculuk ve dava hazırlığı da seçilen takvime göre planlanmalıdır. Uygun yol, belgelere bakılmadan yalnızca satın alma ayından çıkarılamaz.

Yeni malik bakımından gereksinim nasıl açıklanır?

Özel düzenleme, yeni malikin veya kanunda belirtilen yakınlarının konut ya da işyeri gereksinimi nedeniyle kullanma zorunluluğuyla ilgilidir. Yalnızca daha yüksek kira almak veya evi yeniden satmak istemek aynı gerekçe değildir. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı somut olayda değerlendirilir. Yeni malikin mevcut konutu, iş düzeni ve ihtiyaç sahibinin koşulları bu tartışmada önem kazanabilir. Ancak tek bir belgenin her dosyada belirleyici olduğu düşünülmemelidir. Talep edilen kullanımın yaşam veya iş düzeniyle bağı anlatılmalıdır.

Örneğin Antalya'ya sürekli taşınmak isteyen kişinin yerleşme planıyla, yılda birkaç gün uğramayı düşündüğü bir yatırım konutuna ilişkin açıklama aynı olay değildir. Bu karşılaştırma her birinin sonucu peşinen belirlediği anlamına gelmez; somut gereksinimin neden önemli olduğunu gösterir. Belgeler birbirini desteklemelidir. Kiracıya yazıda bir kullanım amacı anlatılıp davada bütünüyle başka amaç ileri sürülmesi açıklama gerektirebilir. Tahliye talebini güçlendirmek için gerçekte olmayan olaylar veya ihtiyaç sahibi oluşturulmamalıdır. İnceleme, doğrulanabilir mevcut koşullar üzerine kurulmalıdır.

Yeni sözleşme ve yeni kira bedeli imzalamak zorunlu mu?

Satışın mevcut kira sözleşmesine etkisi ile kira bedelinin değiştirilmesi ayrı konulardır. Yeni malik sıfatını kazanmak, mevcut ilişkinin bütün koşullarını tek taraflı olarak yeniden yazma yetkisi sağlamaz. Kiracıdan yeni bir belge imzalaması istendiğinde bunun yalnızca malik ve ödeme hesabı bilgisini mi güncellediği, yoksa başlangıç tarihini, süreyi veya başka yükümlülükleri mi değiştirdiği incelenmelidir. Belgenin adı değil içeriği önemlidir. Özellikle aynı görüşmede tahliye taahhüdü gibi farklı sonuç doğuran belgeler sunuluyorsa her biri ayrı değerlendirilmelidir.

Taraflar yeni bir düzenleme üzerinde anlaşabilir; fakat her iki taraf da neyi kabul ettiğini bilmelidir. Kiracı, mevcut kira bedelini nasıl ve kime ödeyeceğini güvenilir belgeyle öğrenmek isteyebilir. Yeni malik de ödeme talebini açık biçimde ileterek eski malik hesabına yapılan ödemelerden doğabilecek karışıklığı azaltabilir. Ödeme meselesi, evi boşaltma talebiyle pazarlık konusu yapılarak belirsiz bırakılmamalıdır. Kira ilişkisi sürerken tarafların günlük yükümlülükleri devam eder. Tahliye uyuşmazlığı, ödemelerin veya bakım sorumluluklarının dosyadan izlenmesini gereksiz kılmaz.

Varsayımsal örnek: Satın alma ve tebliğ takvimi

Tamamen varsayımsal bir örnekte, bir kişi kiracılı daireyi 10 Şubat tarihinde edinmiş ve kendisi oturmak istediğini açıklamış olsun. Dosyada kira sözleşmesinin başlangıcı ve süresi henüz bilinmemektedir. Yeni malik 5 Mart tarihinde ihtar düzenletmiş, bildirim 14 Mart tarihinde kiracıya ulaşmıştır. Bu durumda yalnızca düzenleme tarihine bakılarak bir aylık koşulun karşılandığı söylenemez. Ulaşma ve tebliğ zamanı özel yol bakımından incelenmelidir. Aynı zamanda sözleşme sonuna bağlı diğer seçeneğin koşulları ayrı araştırılır.

Örnekteki malik, 'altı ay bekledim, artık bütün eksiklikler düzeldi' sonucuna varmamalıdır. Kiracı da bir bildirimin geç olduğunu düşünerek bütün olası hukuki yolların kapandığını varsaymamalıdır. Asıl sözleşme temin edilir, edinme ve bildirim belgeleri karşılaştırılır, uygun talebin ne olduğu belirlenir. Bu örnek bir tarafa hazır sonuç vermek için değil, üç farklı tarihin neden ayrı tutulduğunu göstermek içindir. Gerçek olayda takvime arabuluculuk, önceki bildirimler ve diğer sözleşme kayıtları da eklenebilir. Her biri kendi hukuki etkisiyle değerlendirilir.

Arabuluculuk ve dava aşaması nasıl hazırlanır?

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk düzenlemesi başvuru planına dahil edilmelidir. Bununla birlikte arabuluculuğun, daha önce tamamlanması gereken her bildirimin eksikliğini giderdiği düşünülmemelidir. Süreler üzerinde kanunun tanıdığı etki ile ihtiyaç bildiriminin koşulları ayrı meselelerdir. Başvurudan önce davanın hangi tarihe ve hukuki yola göre hazırlanacağı belirlenir. Son tutanak ve başvuru belgeleri saklanır. Dilekçede yalnızca satın alınan malın bilgisi değil ihtiyaç, kira ilişkisi ve gerekli bildirim de açıklanmalıdır.

Tarafların anlaşma olanağı bulunması, belgelerin önemini azaltmaz. Boşaltma tarihi üzerinde uzlaşılacaksa teslim, anahtar, mevcut borçlar ve diğer edimlerin kapsamı açık düzenlenmelidir. Zorla imza alma veya günlük yaşamı baskıyla sürdürme yaklaşımı hukuki yolun yerine geçmez. Anlaşma sağlanamazsa görevli ve yetkili mahkeme ile dava şartları değerlendirilir. Evi satın alan kişinin dava açmış olması tek başına kiracının hukuka aykırı davrandığını göstermez. Tahliye sebebinin ve usul koşullarının değerlendirilmesi yargılama içinde yapılır.

Malikin ve kiracının belge kontrol listesi

Yeni malik için temel dosyada edinme belgesi, kira sözleşmesi ve ekleri, ihtiyaç sahibine ilişkin uygun belgeler, bildirim metni ve tebliğ kaydı bulunmalıdır. Kira başlangıcı ile edinme tarihi ayrı satırlara yazılır. Sonra hangi hukuki yolun kullanılacağı ve o yola ait işlemler gösterilir. Önceki malikin yaptığı anlaşmalar ve bilinen tahliye belgeleri de incelemeye sunulur. Belgeler seçilerek değil bütünüyle paylaşılmalıdır. Talebe aykırı görünen bir ek protokolün saklanması, uyuşmazlığı çözmek yerine daha sonra ciddi güven ve ispat sorunları yaratabilir.

Kiracı açısından da sözleşmenin aslı, ödeme kayıtları, gelen bütün bildirimler ve malik değişikliğine ilişkin belgeler önem taşır. Birden fazla kişinin kiracı olduğu ihtimali gözden kaçırılmamalıdır. Bildirimin kimlere yöneltildiği kontrol edilir. İhtiyaç iddiasına karşı somut bilgisi bulunan kiracı bunları hukuka uygun yollarla değerlendirebilir; başkasının özel hesabına erişmek veya kişisel verileri yaymak delil hazırlığı sayılmaz. Doğru dosya düzeni, tarafların hem sürelere hem de işin esasına ilişkin değerlendirmeyi birbirine karıştırmadan yapmasına yardımcı olur.

Satıcının boş teslim sözü tutulmadıysa

Alıcı, satış görüşmesinde evin kısa sürede boşalacağına güvenmiş olabilir. Satıcının bu yöndeki taahhüdü ile kiracının mevcut hakları farklı ilişkilerde değerlendirilir. Satıcıdan talepte bulunulup bulunulamayacağı; sözleşme, verilen bilgi ve üstlenilen yükümlülüğün kapsamına bağlıdır. Bu mesele, kiracının tarafı olmadığı bir satış görüşmesindeki sözü onun tahliye yükümlülüğü hâline getirmez. Satış ilanı, protokol ve yazışmalar saklanmalıdır. Tapudaki işlemle birlikte hangi ekonomik beklentilerin sözleşmeye bağlandığı araştırılmalıdır.

Yeni malik, satıcıyla yaşadığı anlaşmazlığı kiracı üzerinde fiilî baskıya dönüştürmemelidir. Kilit değiştirme, konuta izinsiz girme veya abonelikler üzerinden zorlamanın tahliye kararının yerine geçeceği düşünülmemelidir. Kiracının kendiliğinden çıkması hâlinde de anahtar ve teslim durumu düzgün belgelenmelidir. Boş teslim beklentisiyle yapılan satın alımlarda en etkili önlem, kira dosyasını işlemden önce incelemektir. İşlem tamamlandıktan sonra ise gerçek hukuki seçenekler değerlendirilerek birbiriyle çelişmeyen bildirim ve talepler hazırlanmalıdır. Mevcut ilişkinin yok sayılması süreci kısaltacağına ilişkin güvence sağlamaz.

Sık sorulan sorular

Ev satıldıysa kiracı hemen çıkmak zorunda mı? Mülkiyet değişikliği sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez. Bir ay içinde gönderdiğim ihtar yeterli mi? Düzenleme ve tebliğ tarihleri birlikte incelenir; yalnızca gönderi gününe güvenilmez. Altı ay geçince kendim boşaltabilir miyim? Bu yol dava ve gerektiğinde kararın uygulanması üzerinden değerlendirilir. Bildirim süresini kaçırırsam hiçbir seçenek kalmaz mı? Sözleşme sonuna ilişkin ayrı yolun şartları araştırılmalıdır. Bunun sonucu sözleşme görülmeden belirlenemez.

Yeni malik yeni sözleşme isteyebilir mi? Taraflar anlaşabilir; fakat istenen belgenin içeriği ve mevcut ilişkiye etkisi incelenmelidir. Satıcının 'kiracı çıkar' demesi yeterli mi? Satıcıyla kurulan ilişki kiracının haklarının yerine geçmez. İlk olarak hangi üç tarihi yazmalıyım? Edinme, kira sözleşmesinin dönemi ve bildirimin ulaşma tarihini ayrı kaydetmek yararlı başlangıçtır. Sonrasında her hukuki yol, bu kayıtlarla ve kendi koşullarıyla birlikte ele alınmalıdır.

Resmî kaynaklar

Adalet Bakanlığı UYAP — Türk Borçlar Kanunu, 310 ve 351. maddeler UYAP İçtihat — Bir aylık sürede kiracıya bildirim ve tebliğ UYAP İçtihat — Yeni malikin edinme ve sözleşme sonu seçenekleri Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı — Dava şartı arabuluculuk
Önemli not

Mevzuat ve uygulama somut olayın tarihine ve koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alın.

İlgili makaleler

Kiracı Olarak Tadilat Yaptırdım: Çıkarken Masrafı İsteyebilir miyim, Eski Hâle Getirmem Gerekir mi? →Kiracıya Kefil Oldum: Uzayan Kira Yıllarının Borcundan da Sorumlu muyum? →Kira Sözleşmesi Bitmeden Çıktım: Kaç Aylık Kira Öderim, Yeni Kiracı Bulursam Borcum Biter mi? →