Toplantıya çağrılmamak hangi soruları doğurur?

Ortak olduğunuz limited şirkette müdür değiştiğini veya önemli bir karar alındığını sonradan öğrenebilirsiniz. İlk tepki çoğu zaman kararın geçersiz olduğunu söylemektir. Ancak hukuki inceleme, hangi kararın ne zaman ve nasıl alındığını belirlemekle başlar. Hiç toplantı yapılmamış olması, çağrının usulsüz yapılması ve toplantıda hukuka aykırı karar alınması aynı sorun değildir.

Önce şirketin güncel sözleşmesi, ortaklık yapısı ve kararın tam metni temin edilmelidir. Bir ortağın mesajından duyulan bilgiyle sicilde ilan edilmiş karar farklı olabilir. Kararda şirket unvanı, tarih, toplantı yeri ve imzalar karşılaştırılmalıdır. Elinizde yalnızca kararın fotoğrafı varsa bütün sayfaları ve ekleri görmek istediğinizi ayrıca belirtmeniz yararlıdır.

Toplantıya katılmadığınız için kararın sizi hiçbir şekilde etkilemeyeceğini varsaymayın. Tersine, kararın sicile tescil edilmiş olması da bütün hukuki sorunların kesin biçimde çözüldüğü anlamına gelmez. Uygun başvuru yolunu belirlemek için çağrı, katılım ve kararın içeriği birlikte incelenir. İnceleme yapılırken süreler ayrıca takip edilmeli, belge beklerken zamanın durduğu düşünülmemelidir.

Çağrı süresi ve şirket sözleşmesi birlikte okunmalı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 617. maddesine göre limited şirket genel kurulu müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Toplantı gününden en az on beş gün önce çağrı yapılması kuraldır; şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir. Bu nedenle her şirket için aynı çağrı takvimini kullanmak yerine sözleşmedeki hüküm de okunmalıdır.

Çağrının yalnızca tarihi değil, kullanılan usul ve ulaştığı kişi de araştırılır. İlan örneği, gönderim belgesi, teslim kaydı ve şirkette kayıtlı adres bilgileri birlikte değerlendirilmelidir. Ortağın şirketle yıllardır kullandığı e-posta adresine mesaj gönderilmesi, başka şartlar incelenmeden bütün çağrı yükümlülüklerinin tamamlandığı sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde bir belgenin elinize geçmemesi de tek başına usulsüzlüğü kanıtlamaz.

Takvim hazırlanırken toplantı, ilan, gönderim ve teslim tarihleri ayrı satırlarda gösterilebilir. Sonradan değiştirilen toplantı saati veya yeri de kaydedilmelidir. Sadece toplantının sonucunu öğrenmek yeterli değildir; ortağın hazırlık yapmasına ve katılmasına hangi imkânların tanındığı anlaşılmalıdır. Şirket sözleşmesinin eski sürümü kullanılıyorsa önce ilgili dönemde yürürlükte olan metin bulunmalıdır.

Çağrıyı müdürlerden yalnızca biri yaptıysa imza ve yönetim düzeni de dosyada gösterilmelidir. Şirket adına kimin hangi yetkiyle hareket ettiğini belirlemeden sadece davetin üzerindeki kaşeye dayanmak yeterli olmayabilir. Önceki toplantılarda kullanılan alışkanlıklar da güncel sözleşme ve kanuni usulün yerine geçirilmemelidir. Her çağrı kendi belgeleri üzerinden kontrol edilmelidir.

Gündem ve görüşülen kararın aynı olup olmadığını kontrol edin

Çağrıdaki gündem, ortağın hangi konulara hazırlanacağını gösterir. Davet yazısında rutin hesap görüşmeleri bulunurken toplantı tutanağında başka bir konuda önemli karar görülmesi araştırılması gereken bir farklılıktır. Bunun hukuki sonucu, somut gündem ve karar türüyle birlikte değerlendirilir. Her gündem dışı tartışmanın aynı şekilde sonuçlanacağı veya her konunun sınırsızca karara bağlanabileceği söylenemez.

Belge karşılaştırmasını konu başlıkları üzerinden yapın. Çağrıda yazan madde, toplantıda sunulan öneri ve kabul edilen karar yan yana getirilebilir. Genel ifadeler kullanılmışsa bunların neyi kapsadığı sorulmalıdır. Örneğin yalnızca yönetim hakkında görüşme yapılacağının yazılmasıyla belirli bir müdürün görevden alınmasına ilişkin önerinin ne zaman sunulduğu ayrı hususlardır.

Ortağın kararın ekonomik sonucunu bilmesi de gerekir. Bir şirket kararına itiraz, yalnızca kişisel anlaşmazlığın anlatılmasıyla kurulmaz. Kararın hangi hakka, şirket sözleşmesi hükmüne veya kanuni kurala aykırı olduğu açıklanmalıdır. Şirketin yararı gerekçesi ileri sürülüyorsa bu gerekçenin somut dayanakları araştırılır. Çoğunluk tarafından desteklenmiş olmak, her kararın içeriğini inceleme dışında bırakmaz.

Toplantı öncesinde gönderilmiş farklı gündem sürümleri varsa hepsi saklanmalıdır. Son mesajdaki ekin önceki eki değiştirdiği düşünülüyorsa bu bağlantı anlaşılır biçimde açıklanmalıdır. Belgeleri sonradan tek metin hâline getirip eski sürümleri silmek, ortağa gerçekte hangi bilginin ulaştığını araştırmayı zorlaştırır. Özellikle çevrim içi paylaşımlarda dosyanın ne zaman güncellendiği kaydedilmelidir.

Katılım, temsil ve oy kayıtları nasıl incelenir?

Hazır bulunanlar listesi ile toplantı tutanağındaki isimler karşılaştırılmalıdır. Kimin ortak, kimin temsilci sıfatıyla katıldığı ve hangi yetki belgesine dayandığı görülmelidir. Bir kişinin toplantı odasında bulunması, bütün payları temsil ettiği anlamına gelmez. Temsil belgesinin kapsamı ile kullanılan oy arasında fark varsa bu ayrı bir inceleme başlığıdır.

Oy hesabında ortak sayısıyla sermaye payı aynı veri değildir. Bazı kararlar için özel şartlar bulunabileceğinden her konuda yalnızca 'iki ortak kabul etti' açıklaması yeterli olmaz. Şirket sözleşmesindeki oy hükümleri, paylar ve kararın türü birlikte ele alınmalıdır. Hesabın hangi paylar üzerinden yapıldığı tutanakta anlaşılmıyorsa açıklama istenebilir.

Toplantıya fiilen katıldıysanız karşı çıktığınız kararın ve muhalefetinizin kayda nasıl geçirildiğini kontrol edin. Toplantıda yapılan sözlü itirazın tutanakta hiç yer almaması sonradan ispat tartışması yaratabilir. Tutanağın son hâlini okumadan imzalamamak, imzanın hangi metne ait olduğunu bilmek açısından önemlidir. İmzanın size ait olmadığı iddiası varsa özgün belge ve teknik inceleme ihtiyacı ayrıca değerlendirilmelidir.

Toplantı sırasında salondan ayrılan veya belirli oylamaya katılmayan kişiler varsa bu durum oy hesabında ayrıca araştırılabilir. Hazır bulunanlar listesindeki imzayı bütün kararlar için aynı yönde oy verildiğinin kanıtı olarak kullanmak doğru bir başlangıç değildir. Her kararın kabul ve ret kayıtları ile varsa toplantı içindeki değişiklikler birlikte okunmalıdır.

İptal, butlan ve yokluk aynı başvuru değildir

TTK'nin 622. maddesi, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin hükümlerin limited şirketlere kıyas yoluyla uygulanmasını öngörür. İptal bakımından 445. maddede karar tarihinden itibaren üç aylık süre düzenlenmiştir. Bu sebeple kararın size ne zaman söylendiği ile kanuni sürenin başlangıcı birbirine karıştırılmamalı, karar tarihi hemen belirlenmelidir.

Kimin hangi şartlarla dava açabileceği ayrıca incelenir. Toplantıya katılıp olumsuz oy veren kişinin durumu ile usulsüz çağrı nedeniyle katılamayan kişinin durumu aynı değildir. Çağrı veya katılım eksikliğinin karara etkisi gibi unsurlar dosyaya göre tartışılır. Bu nedenle yalnızca ortaklık sıfatını göstermek her olası iptal talebinin bütün koşullarını açıklamaya yetmez.

Bazı ağır sakatlıklarda butlan veya yokluk değerlendirmesi gündeme gelebilir. Ancak sürenin kaçırıldığı düşünülen her olayın adını butlan olarak değiştirmek güvenli bir yöntem değildir. Hukuki nitelendirme kararın nasıl oluştuğuna ve içeriğine dayanmalıdır. Talep türü seçilirken kanuni düzenleme ve somut kayıtlar görülmeli; gündelik dildeki 'geçersiz' sözcüğünden doğrudan dava sonucu çıkarılmamalıdır.

Kararın uygulanması devam ediyorsa ne yapılır?

Bir kararın dava konusu yapılması, bütün şirket işlemlerinin kendiliğinden durduğu varsayımına dayanak olmamalıdır. Kararın uygulanmasının yaratabileceği somut etkiler ayrıca belirlenmelidir. Temsil yetkisinin değişmesi, yeni bir işlemin yapılması veya malvarlığı üzerinde tasarruf hazırlığı farklı ihtiyaçlar doğurabilir. Geçici hukuki koruma gerekip gerekmediği bu etkiler ve ilgili şartlar üzerinden değerlendirilir.

İddia edilen risk mümkün olduğunca belgelenmelidir. 'Şirketi boşaltacaklar' gibi genel bir kaygı yerine, hangi kararın hangi işlemde kullanılacağı ve bunun neden sonradan telafisi güç sorun yaratacağı açıklanabilir. Yazışmalar, sicil kayıtları ve somut işlem hazırlıkları bu değerlendirmeye katkı sağlar. Henüz doğrulanmamış söylentiler kesin olay gibi aktarılmamalıdır.

Ticaret siciline dilekçe vermekle mahkemede uygun talebi ileri sürmek aynı işlem değildir. Şirket yönetimine itiraz gönderilmesi de dava süresinin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez. Ortak bir yandan belgeleri toplarken diğer yandan uygulanabilir hukuki yolun ve takvimin belirlenmesini sağlamalıdır. Şirket içi görüşmeler sürse bile süreli başvurular ayrıca izlenmelidir.

Tamamen varsayımsal örnek: sonradan öğrenilen müdür değişikliği

Antalya'da faaliyet gösteren üç ortaklı bir limited şirkette bir ortağın, şirket müdürünün değiştirildiğini bankayla yaptığı görüşmede öğrendiğini varsayalım. Ortak kendisine hiçbir çağrı gelmediğini söylüyor. İlk adım bankadaki konuşmayı kararın kendisi saymak değildir. Sicil kaydı, genel kurul tutanağı, çağrı belgeleri ve ilgili tarihteki şirket sözleşmesi temin edilmelidir.

İncelemede çağrının eski bir adrese gönderildiği ve şirket kayıtlarında başka bir adresin bulunduğu ortaya çıkabilir. Ayrıca hazır bulunanlar listesinde bu ortağın vekâleten temsil edildiği yazıyor olabilir. Böyle bir durumda adres tartışması ile temsil yetkisi tartışması ayrı ele alınır. Vekâletnamenin varlığı, kapsamı ve toplantıya hangi sıfatla katılındığı araştırılır.

Örnek, kararın mutlaka iptal edileceğini göstermez. Belge incelemesi sonunda usulüne uygun temsil bulunduğu da, ciddi katılım eksikliği olduğu da anlaşılabilir. Sonucu belirleyen, tarafların kişisel ilişkileri kadar hukuki koşullar ve delillerdir. Bu senaryo tamamen varsayımsaldır; herhangi bir gerçek şirkete, ortağa veya müvekkil dosyasına ilişkin bilgi içermez.

Avukat incelemesi için belge ve olay dosyası

Belgeleri kararın oluşum sırasına göre düzenlemek yararlıdır. Önce ortaklık ve şirket sözleşmesi, ardından çağrı, katılım ve karar, son olarak uygulama belgeleri sıralanabilir. Her belgenin kaynağı ve temin tarihi not edilmelidir. Fotokopideki eksik sayfa veya okunamayan imza da listeye yazılmalıdır. Belgenin eksik olduğunu açıkça göstermek, yanlış tamlık izlenimi yaratmaktan daha yararlıdır.

Olay notunda hangi karara neden karşı çıkıldığı ayrı anlatılmalıdır. Aynı toplantıda alınan bütün kararlar aynı sakatlığa sahip olmayabilir. Müdür seçimine karşı olmakla hesapların kabulüne karşı olmak farklı gerekçeler gerektirebilir. Talebin kapsamı belirlenirken sadece istenmeyen sonuç değil, hukuki sorun ve şirket içindeki etkisi de açıklanmalıdır.

Belgelerden biri şirkette bulunuyorsa onu elde etme yolu hukuken değerlendirilmelidir. Eksik tutanağın yerine tanıdık bir ortağın hatırladığı metni yazmak resmî kaydı tamamlamaz. Elde edilen kopyanın nereden geldiği açık tutulmalı, üzerinde ekleme yapılmamalıdır. İnceleme notları özgün dosyadan ayrı tutulduğunda sonradan belge ile yorumun karıştırılması önlenir.

  • İlgili tarihteki şirket sözleşmesi ve değişiklikleri.
  • Ortaklık paylarını ve temsil yetkilerini gösteren kayıtlar.
  • Çağrı ilanı, davet yazısı, gönderim ve teslim belgeleri.
  • Gündem, hazır bulunanlar listesi, temsil belgeleri ve toplantı tutanağı.
  • Muhalefet kayıtları, sicil ilanı ve kararın uygulanmasına ilişkin belgeler.

Şirket içindeki iletişim nasıl sürdürülmeli?

Karara itiraz edilirken diğer ortaklarla yazışmanın amacı açık tutulmalıdır. Belge istemek, uzlaşma önermek ve hukuki hakların saklı olduğunu bildirmek farklı içeriklerdir. Aceleyle gönderilen suçlayıcı mesajlar esas sorunu görünmez kılabilir. Somut tarih, karar ve belge üzerinden konuşmak uyuşmazlığın kapsamını daraltmaya yardımcı olur.

Şirket e-posta hesabına erişim kaybedilmeden önce hukuken erişebildiğiniz ilgili kayıtların güvenli kopyasını koruyabilirsiniz. Ancak yetkiniz olmayan hesaplara girme veya ticari sırları gereksiz kişilere gönderme yoluna başvurulmamalıdır. Dosya hazırlığı, şirketin müşteri ve çalışan bilgilerini sınırsızca paylaşma yetkisi vermez. İnceleme için gerekli kayıtlar uygun ve güvenli kanaldan aktarılmalıdır.

Uzlaşma görüşmesi yapılacaksa hangi kararın yeniden ele alınmasının istendiği net yazılabilir. Yeni toplantı yapılması ihtimali, önceki kararın bütün sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırdığı varsayımına dönüşmemelidir. Yeni karar metni, önceki kararın uygulanması ve başvuru takvimi birlikte incelenmelidir. Süreci yalnızca sözlü vaatler üzerinden yönetmek belirsizliği artırır.

Sık sorulan sorular

Toplantıya gitmemek kararı otomatik geçersiz yapar mı? Hayır. Çağrı, temsil, katılım ve kararın oluşumu ayrı ayrı incelenir. Kişinin kendi tercihiyle katılmamasıyla usulsüz biçimde dışarıda bırakılması aynı değildir.

Karar bana üç ay sonra bildirilirse süre yeniden başlar mı? İptal için kanundaki karar tarihinden başlayan süre önemlidir. Öğrenme tarihine güvenerek beklemek yerine kararın tam tarihi ve uygun talep türü hemen değerlendirilmelidir.

Tutanağı imzaladıysam artık hiçbir şey yapamaz mıyım? İmzanın kapsamı, oyunuz, muhalefet kaydı ve ileri sürülen sakatlık görülmeden böyle genel bir sonuç kurulamaz. İmzalı belgenin tamamı incelenmelidir.

Karar sicile tescil edilmeden dava açılamaz mı? Başvuru ihtiyacı kararın türü ve sakatlığına göre değerlendirilir. Sicil sürecini beklemek gerekçesiyle kanuni süreler kontrolsüz bırakılmamalıdır.

Resmî kaynaklar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu – UYAP güncel mevzuat ↗Ticaret Bakanlığı – Türk Ticaret Kanunu metni ↗
Önemli not

Mevzuat ve uygulama somut olayın tarihine ve koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alın.

İlgili makaleler

Şirketime Yanlış Fatura Geldi: İtiraz ve Mal Teslimi Nasıl Belgelenir? →Limited Şirket Ortağı Hesapları Göremiyorsa: Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı →Limited Şirkette Pay Devri Öncesi Hukuki İnceleme →