Mesajın içeriği kadar nasıl elde edildiği de önemlidir

Boşanma davasında bir ekran görüntüsünün tartışmayı tamamen bitireceği düşünülebilir. Oysa mesajın ne söylediği, kime ait olduğu ve nasıl elde edildiği ayrı sorulardır. Çok açık görünen bir içerik, hukuka aykırı yöntemle elde edilmişse sırf davadaki iddiayı desteklediği için kullanılabilir hale gelmez. HMK 189/2, hukuka aykırı elde edilen delilin ispatta dikkate alınmamasını düzenler. Bu nedenle delil hazırlığı, eşin hesabına erişmenin veya her konuşmayı kaydetmenin yollarını aramakla başlamamalıdır.

Kişinin hukuki görüşmeye giderken önce elindeki kaydın kaynağını doğru anlatması gerekir. Mesaj kendisine mi gönderildi, bulunduğu grupta mı paylaşıldı, başka biri mi iletti, yoksa farklı bir hesaptan mı alındı? Kaynağı gizlemek, sonradan kaydın niteliğinin anlaşılmasını güçleştirir. İspatlanmak istenen olayın önemli olması, elde etme yöntemini gereksiz hale getirmez. Sağlıklı hazırlık, hem iddiayı hem delilin edinilme sürecini dürüstçe ve ayrıntılarıyla değerlendirmeyi gerektirir.

Kendi yazışmanız ile eşinizin özel hesabı farklıdır

Kişinin tarafı olduğu bir yazışmayla eşinin üçüncü kişilerle yaptığı özel görüşmelere erişmesi aynı olgu değildir. Kendi telefonuna gelen mesaj bakımından da içerik, bütünlük ve kullanım amacı değerlendirilir; ancak başka hesaba girişte ayrıca erişim ve mahremiyet sorunları ortaya çıkar. Evlilik, eşlerin bütün hesaplarını sürekli denetleme yetkisi vermez. Telefonun ortak evde bulunması veya cihazın daha önce birlikte kullanılmış olması, her veriye sınırsız erişim izni bulunduğunu kendiliğinden göstermez.

İncelemede cihazın mülkiyeti ile hesabın kullanım yetkisi ayrı tutulmalıdır. Örneğin faturası birlikte ödenen bir telefon hattı üzerinden yapılan görüşmelerin hepsinin ortak bilgi sayılması doğru değildir. Benzer biçimde daha önce belirli amaçla paylaşılmış bir şifrenin hangi erişime izin verdiği ayrıca araştırılır. Kişinin bildiği şifreyi kullanabilmesi, bunu her amaçla kullanma hakkını otomatik doğurmaz. Böyle sınır sorunlarında teknik erişim imkânından önce hukuki yetkinin değerlendirilmesi, yeni bir uyuşmazlık oluşturabilecek adımların önüne geçebilir.

WhatsApp Web kaydı hakkında güncel yargısal yaklaşım

Resmî UYAP kaynağında yayımlanan bir Yargıtay kararında, eşin WhatsApp Web oturumundan elde edilen görüşmeler hukuka aykırı delil kabul edilmiş; bunların kusur belirlemesinde kullanılamayacağı açıklanmıştır. Kararda, elde ediliş biçiminin mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği de belirtilir. Dolayısıyla karşı tarafın hemen itiraz etmemesi, problemli yöntemi kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez. Başkasının hesabını gizlice açık tutmak üzerine kurulan bir hazırlık, davanın delil sorusunu daha karmaşık hale getirebilir.

Bu tespit, bütün dijital yazışmaların dosyadan çıkarılacağı anlamına gelmez. Hangi kaydın hangi yöntemle alındığı ayrı incelenir. Kişi kendi gönderdiği veya kendisine yöneltilen mesajları anlatırken, başka bir oturumdan alınmış kayıtlarla bunları tek dosyada karıştırmamalıdır. Her ekin kaynağı açıklanabilir olmalıdır. Birden fazla cihazdan derlenen görüntüler varsa hangisinin hangi tarihte ve kim tarafından alındığı belirlenmelidir. Teknik olarak aynı uygulamaya ait görünmeleri, hukuk bakımından bütün kayıtların aynı niteliği taşıdığını göstermez.

Sosyal medya paylaşımında hesap, tarih ve görünürlük

Sosyal medya ekran görüntüsü değerlendirilirken görünen kullanıcı adıyla gerçek kişi arasındaki bağ araştırılır. Takma ad, benzer profil fotoğrafı veya yeniden paylaşılan içerik tek başına aidiyet sorununu çözmeyebilir. Paylaşımın tarihi, hesabın açık ya da sınırlı erişimli olması ve görüntünün hangi kaynaktan alındığı açıklanmalıdır. Herkese açık içerik ile kısıtlı çevrede paylaşılan içerik aynı erişim koşuluna sahip değildir. Herkese açıklık da içeriğin her amaçla sınırsız yayılabileceği anlamına gelmez.

Pratik hazırlıkta bağlantı, görünen hesap bilgisi, tarih ve içeriğin davadaki hangi olayla ilişkili olduğu not edilebilir. Yalnız başlık veya tek fotoğraf seçmek, öncesindeki açıklamayı görünmez kılabilir. Bir alıntının gerçekten hesap sahibinin kendi sözü mü yoksa başkasından aktarım mı olduğu da anlaşılmalıdır. Hesabın kendisine ait olmadığı ileri sürülüyorsa bu itiraz da somutlaştırılmalıdır. Delilin tartışılması, yalnız paylaşımın ayıp veya kırıcı bulunmasına değil gerçek kişi, zaman ve olay bağlantısına dayanmalıdır.

Aynı paylaşım farklı günlerde yeniden görünmüşse ilk yayın zamanı ile ekran görüntüsünün alındığı zaman ayrılmalıdır. Bir hesabın eski içeriğini bugün paylaşması, olayın bugün gerçekleştiğini göstermez. Özellikle ilişkideki belirli bir döneme dair iddia ileri sürülüyorsa, görüntüdeki tarih ile iddia edilen zaman arasındaki bağlantı kurulmalıdır. Kişinin yorumunu doğrudan olayın kendisi gibi sunmak yerine, belgenin gösterdiği bilgi ve ondan çıkarılan yorum ayrı yazılabilir.

Ekran görüntüsü özgünlük ve bağlam sorununu tek başına çözmez

Bir görüntünün okunaklı olması, değiştirilmediğinin veya konuşmanın tamamını gösterdiğinin kesin kanıtı değildir. Mesajların hangi sıra içinde yer aldığı, önceki konuşmaların ne olduğu ve eklerin bulunup bulunmadığı incelenebilir. Seçilmiş bir cümle, başka bir soruya verilmiş cevap olabilir. Bu nedenle kişi lehine görünen tek satırı kesip sunmak yerine ilgili konuşmanın bütünlüğünü korumalıdır. Aynı şekilde karşı tarafın her görüntüyü genel bir sahtecilik iddiasıyla reddetmesi de hangi unsurun tartışıldığını açıklamayabilir.

İtiraz hazırlanırken gönderen bilgisi, zaman damgası, metin farklılığı veya konuşma sırasındaki kesinti gibi noktalar belirtilebilir. Teknik inceleme ihtiyacı varsa bunun hangi soruyu cevaplamasının istendiği açıklanmalıdır. ‘Telefon incelensin’ talebi, sınırı ve amacı belirtilmeden bütün özel hayatın araştırılmasına dönüşmemelidir. Özgün cihaz veya kayıt üzerinde değişiklik yapılmaması yararlıdır. Ancak bu, başkasının cihazına el koymak veya izinsiz kopyalamak için bir gerekçe değildir. Koruma ve inceleme talepleri uygun hukuki yöntemle değerlendirilmelidir.

Dil ve iletişim biçimi de bağlamın parçasıdır. Şaka, alıntı, ironi veya sesli mesajın yazıya dökülmüş hali değerlendiriliyorsa, tek kelime üzerinden kesin sonuç çıkarılmamalıdır. Yabancı dildeki içerikte anlamın doğru aktarılması gerekebilir. Otomatik çeviri, konuşmadaki bütün ayrıntıları her zaman yansıtmaz. Bir ekran görüntüsünün teknik olarak gerçek olmasıyla, içerikten çıkarılan yorumun doğru olması farklı sorulardır. Hazırlıkta bu ayrım korunduğunda belgeye taşıyamayacağı bir anlam yüklenmesi önlenebilir.

Gizli ses kaydında genel bir serbestlik yoktur

Gizli ses kaydı, mesaj görüntüsünden farklı mahremiyet ve ceza hukuku sorunları doğurabilir. Resmî Yargıtay kaynağındaki bir ceza kararında, uzun süreli ve planlı kayıtlar yönünden yasak delil değerlendirmesi yapılmıştır. Ani gelişen bir saldırıya ilişkin istisnai tartışmaları, önceden düzenek kurarak bütün konuşmaları kaydetmenin genel izni gibi okumamak gerekir. Sırf boşanma davasında kullanılacak olması, kaydın her durumda hukuka uygun olduğu sonucunu vermez.

Kayıt zaten mevcutsa avukata ne zaman, nerede, kimlerin konuştuğu ve nasıl oluşturulduğu açıkça anlatılmalıdır. Kişinin konuşmanın tarafı olması da her türlü kayıt ve paylaşımın koşulsuz serbest olduğu anlamına gelmez. Sürekli gözetim, önceden planlama ve kaydın kimlerle paylaşıldığı ayrıca önem taşıyabilir. Hukuki görüşme, yeni gizli kayıt yapmak için teknik talimat alma amacıyla kullanılmamalıdır. Önce mevcut olay ve korunması gereken hak incelenmeli; hukuka uygun başka ispat yolları değerlendirilmelidir.

Ceza sorumluluğu ile boşanmada kullanılabilirlik ayrı incelemelerdir

Bir kayıt hakkında ceza soruşturmasında verilen karar, boşanma dosyasındaki bütün delil sorularını kendiliğinden çözmeyebilir. İncelenen suçun unsurları, soruşturmanın kapsamı ve medeni yargılamadaki ispat konusu farklıdır. Benzer şekilde aile mahkemesine evrak sunulması, o evrakın elde edilmesi veya dışarıya yayılmasıyla ilgili bütün sorumlulukları otomatik kaldırmaz. Kişi bir yargı alanındaki değerlendirmeyi diğerine tek cümleyle taşımamalıdır. Kararın gerçekten neyi belirlediği okunmalıdır.

Örneğin ceza dosyasındaki bir değerlendirme belirli bir görüntünün çekildiği koşullarla sınırlı olabilir. Bu karardan bütün telefon arşivinin paylaşılabileceği sonucu çıkarılamaz. Diğer taraftan kayıt dışlansa bile aynı olay hukuka uygun başka delillerle tartışılabilir. Bu nedenle dosya hazırlığında kayda bağımlı tek bir anlatım yerine, olayın hangi bağımsız kaynaklarla desteklenebildiği araştırılmalıdır. Mahremiyet sorunu ile vakıanın gerçekliği aynı soru değildir; ikisini ayrı ele almak hem iddiayı hem savunmayı daha anlaşılır hale getirir.

Sunulacak kayıt ile ispatlanacak olay arasında bağ kurun

Davaya çok sayıda mesaj eklemek, hangi olayın ileri sürüldüğünü açıklamanın yerine geçmez. Her belge belirli bir vakıayla ilişkilendirilmelidir. Mesajın tarihi, konuşan kişiler ve o metinden çıkarılan sonucun ne olduğu açıkça belirtilirse mahkemenin tartışacağı konu anlaşılır. Her sert sözün aynı hukuki ağırlıkta olduğu veya her paylaşımın tek başına boşanma sebebini kanıtladığı düşünülmemelidir. İçeriğin olayların bütünü içindeki yeri değerlendirilir.

Çocuklara ait fotoğraflar, sağlık bilgileri ve üçüncü kişilerin özel konuşmaları özellikle dikkatle ele alınmalıdır. Davanın konusu için gereksiz bilgilerin yayılması veya aile çevresine gönderilmesi, dosyaya sunma amacıyla aynı değildir. Belgede üçüncü kişi bulunması halinde nasıl bir sunum yapılacağı hukuki olarak değerlendirilmelidir. Bir kaydı aile grubunda dolaştırmak yerine avukata kaynağıyla birlikte iletmek, delilin edinilme ve kullanılma sürecinin daha kontrollü incelenmesine yardımcı olabilir. İhtiyaç duyulmayan ayrıntılarla uyuşmazlığı genişletmek her zaman yararlı değildir.

Hakkınızda sunulan mesaja nasıl itiraz hazırlanır?

Karşı taraf bir ekran görüntüsü sunduğunda itirazın içeriği belirlenmelidir: hesap size mi ait değil, metin mi eksik, içerik mi değiştirilmiş, yoksa elde etme yöntemi mi hukuka aykırı? Bu itirazlar farklı incelemeler gerektirir. Gerçek olduğu kabul edilen bir mesajla, hiç gönderilmediği ileri sürülen mesaj aynı savunmayla ele alınmamalıdır. Kişi hatırlamadığı bir ayrıntıyı kesinmiş gibi söylemek yerine hangi kısmı kabul ettiğini ve hangi kısmı tartıştığını açıklamalıdır.

Belgenin kaynağı konusunda bilinen bilgiler sıralanabilir; ancak delili değiştirmek, cihazı temizlemek veya hesabı kapatarak incelemeyi engellemek doğru bir hazırlık değildir. İtirazlar mevcut kayıt üzerinden ve uygun usulle ileri sürülmelidir. Karşı konuşmanın devamı farklı bir anlam gösteriyorsa bu bağlam korunarak değerlendirilir. Kişinin özel hayatına ilişkin rahatsızlığı ile metnin sahte olduğu iddiası da ayrıdır. Her ikisi aynı olayda gündeme gelebilir, fakat dayanaklarının birbirine karıştırılmaması gerekir.

Varsayımsal örnek: aynı uygulamada üç farklı kayıt

Tamamen varsayımsal bir olayda, bir eşin kendi telefonuna gönderilmiş mesajı, herkese açık bir sosyal medya paylaşımının görüntüsü ve diğer eşin hesabına izinsiz girilerek alınmış özel yazışması bulunduğunu düşünelim. Üçü de dijital dosya olsa bile tek paket gibi değerlendirilmez. İlkinde konuşmanın tarafları ve bağlamı, ikincisinde aidiyet ve görünürlük, üçüncüsünde ayrıca erişimin hukuka uygunluğu incelenir. Hepsini tek klasöre koymak bu farklılıkları ortadan kaldırmaz.

Örnekteki kişi, en çarpıcı bulduğu özel yazışmaya odaklanıp diğer belgeleri önemsiz görebilir. Oysa usule uygun değerlendirmede gösterişli içerikten önce hukuka uygunluk sorusu gelir. İzinsiz erişilen kaydı daha sonra başka telefondan fotoğraflamak da kaynağı değiştirmez. Benzer şekilde bir başkasının hukuka aykırı elde ettiği veriyi iletmesi, yöntemin hiç araştırılmayacağı anlamına gelmez. Örnek belirli bir kaydın kesin kabul veya reddini vaat etmez; her delilin kaynağı ve ispat amacı bakımından ayrı ele alınması gerektiğini gösterir.

Varsayımsal örnekte eşin bir arkadaşından gelen görüntüyü kendi telefonunda saklaması da edinilme zincirini açıklamayı gerektirir. İleten kişinin aynı grupta bulunup bulunmadığı veya kaydı başka yerden alıp almadığı sorulabilir. Bilinmeyen aşamalar bilinmiyor olarak belirtilmelidir. Bir belgeyi çok kişinin görmüş olması, ilk elde ediliş biçiminin araştırılmasını gereksiz kılmaz. Böyle bir inceleme, yalnız belgeyi sunanın değil hakkında belge sunulan kişinin de açıklama yapabilmesi için önemlidir.

Belge rehberi ve sık sorulan sorular

İlk görüşme için her kaydın kaynağını, edinilme tarihini, ilgili olduğu olayı ve varsa orijinal ortamını anlatan kısa bir liste hazırlanabilir. Ardından dosyadaki iddialarla kayıtlar eşleştirilir. Bir mesajın sadece size iletildiğini biliyorsanız bunu açıkça belirtin; ilk kaynağını biliyormuş gibi anlatmayın. Teknik rapor, noter işlemi veya başka tespit düşünülüyorsa neyin tespit edilmesinin istendiği belirlenmelidir. Sonradan yapılan tespit, geçmişteki erişim yöntemini kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez.

Eşimin şifresini biliyorum, her kaydı alabilir miyim? Bilmek ile belirli erişime yetkili olmak aynı değildir. Ekran görüntüsü kesin delil midir? Aidiyet, bütünlük ve hukuka uygunluk tartışılabilir. Kendi konuşmamı kaydetmek daima serbest mi? Böyle genel bir sonuç kurulamaz. Mahkemeye sunarsam aileme de gönderebilir miyim? Paylaşımın amacı ve kapsamı ayrıca değerlendirilir. Karşı taraf itiraz etmezse hukuka aykırılık önemini kaybeder mi? Mahkemenin kendiliğinden denetimi göz ardı edilemez; hazırlık bu nedenle kaynağı açıklanabilir ve hukuka uygun delillere dayanmalıdır.

Resmî kaynaklar

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 189 ve 199’uncu maddeler Yargıtay: WhatsApp Web kayıtlarının hukuka uygunluk denetimi Yargıtay: planlı ses kayıtları ve delil yasağı değerlendirmesi Yargıtay: sosyal medya aidiyeti ve hukuka aykırı deliller
Önemli not

Mevzuat ve uygulama somut olayın tarihine ve koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alın.

İlgili makaleler

Eşim aile birikimini devrediyor: Boşanma açmadan tasarruf yetkisini sınırlatabilir miyim? →Boşandıktan sonra eski eşimin soyadını kullanabilir miyim? →Yoksulluk nafakası hangi hallerde kaldırılır, işe girmek tek başına yeterli midir? →