Önce hangi nafaka hakkında konuşulduğunu belirleyin

Boşanma sonrasında yapılan her düzenli ödeme aynı nafaka değildir. Eski eşin geçimine ilişkin yoksulluk nafakasıyla çocuğun giderlerine ilişkin iştirak nafakası ayrı değerlendirilir. Boşanma sürerken alınmış geçici önlem de farklıdır. Bu yazı, boşanma sonrası yoksulluk nafakasının kaldırılması veya azaltılması sorusunu ele alır. Çocuğun velayetinin değişmesi ya da başka bir ödeme kaleminin sona ermesi, eski eş lehine hükmedilmiş nafakayı kendiliğinden aynı şekilde etkilemeyebilir. Kararın tam metni görülmelidir.

İlk hazırlıkta hükmün kimin lehine olduğu, ödemenin türü, başlangıcı, miktarı ve artış düzeni ayrılır. Aynı banka havalesi içinde birden fazla ödeme yapılıyorsa her kalemin hangi borca ilişkin olduğu açıklanmalıdır. Kişinin ‘nafakam bitti’ demesiyle hangi yükümlülüğü kastettiği anlaşılmadan hukuki sonuca gidilemez. Kaldırma düşünülüyorsa önce mevcut kararın neyi düzenlediği, ardından hangi yeni olayın ileri sürüldüğü belirlenmelidir. Bu sıra, farklı hakların aynı gerekçeyle tartışılmasını önler.

2026 AYM kararı bütün nafakaları bugün bitirmiyor

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK 175/1’deki ‘süresiz olarak’ ibaresini iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanmış; yürürlük yayımdan başlayarak dokuz ay ertelenmiştir. 26 Ekim 2026 itibarıyla bu erteleme dikkate alınmalıdır. İptal, yoksulluk nafakası kurumunun tamamen kaldırılması veya mevcut bütün nafakaların kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez. Süreye ilişkin gelişmeyle somut kaldırma sebepleri ayrı konulardır.

Bu nedenle bir haber başlığına dayanarak ödeme planını tek taraflı değiştirmek yerine mevcut hüküm ve ileri sürülen sebep incelenmelidir. İleride yapılabilecek bir düzenlemenin metni ve geçiş hükümleri henüz varmış gibi varsayılmamalıdır. Kişinin dosyasında bugün hangi işlemin yapılabileceği, yürürlükteki kurallar ve güncel karar üzerinden değerlendirilir. Yeni gelişmeyi yok sayan eski internet metniyle, bütün yükümlülükleri hemen sona ermiş gösteren yorum aynı ölçüde eksik bilgi verebilir. Hazırlıkta karar tarihiyle yürürlük ayrımı açık tutulmalıdır.

Kendiliğinden sona erme ile mahkemeden kaldırma istemi

TMK 176, irat biçimindeki nafakada alacaklının yeniden evlenmesini veya taraflardan birinin ölümünü kendiliğinden kalkma halleri olarak düzenler. Fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve kanunda belirtilen diğer sebep bakımından mahkeme kararıyla kaldırma söz konusudur. Bu ayrım, bütün değişikliklerin aynı gün ve aynı yöntemle sonuç doğurduğu düşüncesini önler. Her iddia için hangi olayın gerçekleştiği ve hangi usulün gerekli olduğu belirlenmelidir.

Pratik incelemede söylenti ile resmi kayıt ayrılır. Yeniden evlenildiği ileri sürülüyorsa bunun somut bilgisi; ekonomik durum değişikliği ileri sürülüyorsa hangi gelir veya malvarlığı unsurunun değiştiği açıklanmalıdır. Olayın tarihi de önemlidir; sadece kişinin bunu ne zaman öğrendiğiyle yetinilmemelidir. Birbirinden farklı ihtimalleri tek dilekçede belirsiz biçimde sıralamak yerine, dayanağı olan olgular gösterilebilir. Hukuki sonucun hangi tarih için istendiği somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir; bütün geçmiş ödemeler hakkında otomatik sonuç varsayılmamalıdır.

İşe girmek neden tek başına kesin cevap vermez?

Bir kişinin işe başlaması, ekonomik durumun değerlendirilmesinde önemli olabilir. Fakat sadece sigortalı görünmesi veya belirli bir ücret almasıyla yoksulluğun ortadan kalktığı her durumda söylenemez. Resmî Yargıtay kaynaklarında asgari ücret seviyesindeki gelirin tek başına nafakayı imkânsız kılan olgu olmadığı, miktar değerlendirmesinde dikkate alınabileceği açıklanır. Somut gelir, ihtiyaç ve koşullar birlikte incelenmelidir. Kaldırmayla azaltma ihtimalleri de bu nedenle ayrılmalıdır.

Örneğin sürekli ve düzenli işte çalışan kişiyle kısa dönemli veya mevsimlik gelir elde eden kişi aynı ekonomik tabloya sahip olmayabilir. İşe giriş kaydı yanında gelirin devamlılığı ve gerçek düzeyi araştırılabilir. Ücretin bordrodaki adıyla kişinin kullanılabilir gelirinin aynı şey olduğu varsayılmamalıdır. Bununla birlikte çalışmanın etkisiz olduğu da peşinen söylenemez. Hazırlığın amacı ‘çalışıyor’ veya ‘çalışmıyor’ etiketinden çıkarak somut mali durumu göstermektir. Kişinin gerçekten ne kazandığı ve hangi ihtiyaçları bulunduğu karşılaştırılmalıdır.

Malvarlığı, kira geliri ve değişen ihtiyaçlar

Ekonomik inceleme sadece iş ücretinden oluşmaz. Kira, emekli aylığı veya başka düzenli kaynakların bulunması ve gerçek malvarlığı durumu dosyada önem kazanabilir. Bir taşınmazın adına kayıtlı olmasıyla ondan düzenli gelir elde edilmesi aynı olgu değildir. Üzerindeki haklar, kullanım biçimi ve kişinin ekonomik durumuyla bağlantısı açıklanmalıdır. Benzer şekilde tek seferlik para girişiyle sürekli gelir arasında fark vardır. Değişikliğin nafaka ilişkisindeki etkisi, bu ayrımlar üzerinden değerlendirilir.

İhtiyaç tarafında da genel gider listesi yeterli olmayabilir. Barınma, sağlık ve diğer makul ihtiyaçların niteliği belgelerle açıklanabilir. Bir defalık yüksek giderin her ay sürüyormuş gibi gösterilmesi veya düzenli bir giderin tamamen göz ardı edilmesi tabloyu çarpıtır. Kişi karşı tarafın yaşam standardını sosyal medya görüntüsünden kesin olarak çıkarmamalıdır. Bir fotoğraf giderin kim tarafından karşılandığını veya gelirin sürekli olup olmadığını göstermez. Ekonomik iddia, gerçek ve ilgili kayıtlarla desteklenmelidir.

Karşılaştırmanın hangi dönemler arasında yapıldığı da belirtilmelidir. Boşanma kararında zaten bilinen bir gelir, sonradan ortaya çıkmış yeni olay gibi sunulmamalıdır. Buna karşılık eski kaynağın tutarı veya devamlılığı değişmişse, değişikliğin ne olduğu açıkça gösterilebilir. İki dönemin belgeleri yan yana konulduğunda tartışma daralır. Kişinin gelirinin nominal olarak artmasıyla gerçek geçim koşullarının ne ölçüde değiştiği de aynı soru değildir. Değerlendirme yalnız iki rakamı çıkarıp sonuca ulaşmaktan daha geniştir.

Fiilen evli gibi yaşama iddiası nasıl ele alınır?

Kanunda belirtilen fiilen evli gibi yaşama sebebi, bir kişinin herhangi biriyle görüşmesine ilişkin genel bir yargıyla karıştırılmamalıdır. Somut bir hayat düzeninin varlığı ve iddianın dayandığı olgular değerlendirilir. Birlikte çekilmiş tek fotoğraf, adresle ilgili eksik bilgi veya çevreden duyulan anlatım bütün incelemenin yerine geçmez. Kişisel hayat hakkında ağır ifadeler kullanılması, delil ihtiyacını ortadan kaldırmaz. İddianın kapsamı açık ve ilgili olmalıdır.

Bu konuda hazırlık yapılırken hukuka uygun yöntemlerin sınırı korunmalıdır. Başkasının hesabına izinsiz erişmek, sürekli izlemek veya özel hayatı kamuya yaymak uygun delil hazırlığı değildir. İlgili kayıtların hangi makamdan ve hangi usulle istenebileceği değerlendirilir. Tanık bulunuyorsa kişinin doğrudan ne bildiği açıklanmalıdır. Aynı evde görüldüğünü söyleyen kişiyle başkasından duyduğunu aktaran kişinin bilgi kaynağı farklıdır. Hukuki inceleme, söylentilerin çoğaltılmasına değil somut olayın açıklanmasına dayanmalıdır.

Nafaka borçlusunun mali durumundaki değişiklik

Nafaka ödeyen kişinin gelirinin veya ihtiyaçlarının değişmesi de değerlendirme konusu olabilir. Ancak yalnız maaş azaldı demek, kaldırma talebini kendiliğinden haklı hale getirmez. Değişikliğin niteliği, devamlılığı ve diğer mali unsurlar araştırılır. İşsiz kalma, sağlık sorunu veya yeni giderlerin hangi koşulda ortaya çıktığı açıklanmalıdır. Kaldırma istemi ile tutarın azaltılması isteminin dayanakları aynı kapsamda olmayabilir. Mevcut hükümdeki ekonomik kabullerle bugünkü durum karşılaştırılmalıdır.

Pratik olarak önceki ve sonraki dönem gelir belgeleri bir araya getirilebilir. Bir şirketin cirosunun düşmesiyle kişinin kendi gelirinin aynı oranda azaldığı varsayılmamalıdır. Kişisel borçların tamamının nafaka alacaklısına karşı aynı etkiyi yaratacağı da söylenemez. Belgelerde hangi değişikliğin ne zaman başladığı görülmelidir. Geçici bir aksaklık ile kalıcı değişim arasındaki fark açıklanırsa talep daha anlaşılır olur. Dosyayı yalnız yükümlünün ya da yalnız alacaklının mali durumundan okumak, ilişkinin bütününü eksik bırakabilir.

Anlaşmalı boşanma protokolü varsa hangi metin okunmalı?

Nafaka anlaşmalı boşanmada kararlaştırılmışsa protokolün tam içeriği ve mahkemenin kurduğu hüküm birlikte incelenmelidir. Tarafların ödeme için kullandığı ad, hükmün gerçek niteliğini tek başına belirlemez. Başka bir mali edimle nafakanın aynı cümlede bulunması özellikle açıklık gerektirir. Kişinin yalnız imzaladığı sayfayı hatırlaması yeterli olmayabilir; mahkeme kararında hangi düzenlemenin nasıl yer aldığı görülmelidir.

Örneğin belirli bir borcun ödenmesi, kira giderinin karşılanması ve aylık nafaka ayrı kalemler olabilir. Sonradan birinin sona ermesi, diğerinin de aynı nedenle biteceği anlamına gelmez. Protokolde özel bir koşul bulunuyorsa bunun anlamı ve uygulanabilirliği değerlendirilir. Tarafların eski mesajlarda farklı bir niyet açıklamış olmasıyla mahkemece onaylanan metin arasında ayrım yapılmalıdır. Hazırlıkta protokolün ekleri, hüküm fıkrası ve varsa sonraki kararlar sıralanabilir. Birden fazla mali ilişkiyi tek nafaka rakamı gibi ele almak doğru talebi belirlemeyi zorlaştırabilir.

Taraflar arasında sonradan yapılmış özel bir yazışma veya ödeme kolaylığı anlaşması varsa, bunun mahkeme hükmüyle ilişkisi ayrıca incelenmelidir. Bir ay için daha az para alınması veya geç ödeme konusunda sessiz kalınması, bütün gelecek dönemler için kaldırma kabulü olarak varsayılmamalıdır. Aynı şekilde geçici kolaylığın kalıcı değişiklik gibi anlatılması uyuşmazlığı büyütebilir. Hangi açıklamanın hangi aya ve hangi ödeme kalemine ilişkin olduğu belirlenirse, tarafların birbirinden farklı beklentilerle hareket edip etmediği görülebilir.

Dava ve savunma hazırlığında belge düzeni

Kaldırma veya azaltma talebinde mevcut karar, kesinleşme bilgisi, sonraki kararlar, ödeme kayıtları ve ileri sürülen değişikliği açıklayan belgeler hazırlanabilir. Her belgenin hangi iddiayla ilgili olduğu belirtilmelidir. Karşı tarafın erişilemeyen kayıtları için uygun yargısal talep değerlendirilir. Hazırlık sırasında elde bulunmayan bilgi, kesin gerçek gibi yazılmamalıdır. Bir işyerinde çalıştığı duyulmuşsa bunun kaynağı ve bilinen kapsamı açıkça ifade edilebilir.

Nafaka alan kişi de yalnız eski karara dayanarak değişiklik iddiasını tamamen yanıtsız bırakmamalıdır. Güncel gelir ve ihtiyaçların açıklanması savunmanın anlaşılmasını sağlar. Ödeme geçmişine ilişkin uyuşmazlıkla gelecekteki yükümlülüğün koşulları farklı sorulardır. Dava açılması, ödeme veya icra bakımından bütün sonuçları kendiliğinden durduruyormuş gibi düşünülmemelidir. İşlem planı, mevcut hükmün durumu ve istenen hukuki sonuca göre kurulmalıdır. Başvuru dilekçesi kadar tebligatların ve yeni kararların takibi de önemlidir.

Varsayımsal örnek: sezonluk çalışma ve sürekli gelir

Tamamen varsayımsal bir olayda, nafaka alan eski eş Antalya’da birkaç ay süren sezonluk bir işte çalışmaya başlar. Nafaka ödeyen kişi yalnız işe giriş bilgisini görüp yükümlülüğün hemen bittiğini düşünür. İncelemede çalışma süresi, gelir düzeyi, işin devam edip etmediği ve ihtiyaçlar araştırılır. Aynı durumda kişinin sürekli başka gelirinin de ortaya çıkmış olması farklı bir mali tablo yaratabilir. Tek bir kayıtla bütün olasılıklar hakkında kesin sonuç kurulamaz.

Örnekte sezon sona ermiş fakat kayıt güncellenmemişse, fiili durumla görünen belge arasında fark bulunabilir. Buna karşılık işin sona erdiği söylenirken başka düzenli gelir devam ediyorsa o da değerlendirilir. Bu örnek nafakanın mutlaka sürmesi veya kaldırılması gerektiğini söylemez. Amaç, geçim durumunun yalnız bir etiketle açıklanamayacağını göstermektir. Yeni AYM kararının varlığı da bu somut ekonomik incelemeyi gereksiz hale getirmez. Süreye ilişkin norm denetimiyle belirli kişinin nafaka koşulları birbirinden ayrılmalıdır.

Varsayımsal olayda iki taraf da yalnız sosyal medya paylaşımlarına dayanırsa işin süresi veya geliri hakkında yanlış izlenim oluşabilir. İşe başlama kutlaması, bordro veya ödeme kaydıyla aynı bilgi değildir. Kişinin anlatımıyla resmi kaydın farklı görünmesi halinde hemen kötü niyet sonucu çıkarmak yerine farkın nedeni araştırılmalıdır. Hazırlığın somut belgelere yönelmesi, hem gereksiz kişisel tartışmayı azaltır hem de gerçekten değişmiş olan mali unsurun değerlendirilmesini kolaylaştırır.

Sık sorulan sorular ve son kontrol

Eski eşim işe girdi, hemen ödemeyi kesebilir miyim? Somut koşullar ve mevcut hüküm değerlendirilmelidir. Yeniden evlenmeyle birlikte yaşama aynı mı? Kanunda bunlara bağlanan usul ve sonuçlar ayrıdır. AYM kararı bugün bütün nafakaları kaldırdı mı? İptalin kapsamı ve ertelenmiş yürürlük dikkate alınmalıdır. Sadece azaltma mümkün olabilir mi? Değişikliğin niteliğine göre talepler farklılaşabilir. Çocuğum için ödediğim de aynı anda biter mi? İştirak nafakası ayrı bir hukuki ilişkidir.

İlk görüşmede hangi nafaka türünün söz konusu olduğu, mevcut kararın neyi düzenlediği ve hangi yeni olgunun ileri sürüldüğü netleştirilmelidir. Bir tarafın daha rahat yaşadığına dair izlenim, tek başına hukuki sonuca yeterli değildir. Diğer taraftan eski hükmün varlığı da koşulların hiç değişemeyeceği anlamına gelmez. Doğru değerlendirme, güncel mevzuat ve yürürlük bilgisiyle somut ekonomik ve kişisel olguları birlikte ele alır. Talep, gerçek belge ve açık gerekçe üzerine kurulmalıdır.

Resmî kaynaklar

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 175–176’ncı maddeler ve güncel iptal dipnotu Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, 4.6.2026 tarihli karar Yargıtay: asgari ücret düzeyinde gelir ve nafaka değerlendirmesi 4721 sayılı Kanun’un kabul edilen metni, 176’ncı madde
Önemli not

Mevzuat ve uygulama somut olayın tarihine ve koşullarına göre değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme alın.

İlgili makaleler

Eşim aile birikimini devrediyor: Boşanma açmadan tasarruf yetkisini sınırlatabilir miyim? →Boşandıktan sonra eski eşimin soyadını kullanabilir miyim? →Yurt dışında boşandım: Türkiye’de nüfus tescili mi, tanıma veya tenfiz davası mı gerekir? →